Biz küçükken bisiklet karne hediyesiydi. Tabii o zaman digital kamera, iPod, bilgisayar falan yok. Bir de tabaktaki yemeğimizin tamamını bitirirsek dedemiz bize cici çikolata alırdı. Ak sakallı olsun olmasın çocuğun dedeyi sevme sebebi, 'yeter dişleriniz çürüyecek' diye yasaklar koyan anneye rağmen, her an cebinden çıkabilecek o çikolata paketiydi. Şimdiki dedeler değişmiş. Ekmeğe "eppek" diyen torunlarını... Okumaya Devam et →
IRREVERSIBLE AŞK
Aşk insanın içini boşaltır. Çürük bir ceviz gibi içini kurutur kabuğunu bırakır. Sen içim onunla doldu sanırken, o, kendini geri çektiği anda sifonu senin üstüne çeker, bir de klozetin kapağını kapatır. Erkek beyni aşkla sevişmeyi birbirinden ayırt edemez. Zaten ayırt etmek için de uğraşmaz. Ne kadar peşinde koşturursan o kadar ‘aşık’ım sanır. Hâlbuki elde edemediği... Okumaya Devam et →
DOMATESLE GELEN İLAHÎ ADALET
İlahî adalet her zaman mutsuz sonla tecelli etmez. Bazen tabiat ananın da adalet için elini taşın altına koyduğuna şahit olursunuz. Müstakil diye taşındığım ama aynı bahçe içinde yan yana olduğu için bitişik düzen apartman hayatından çok da farklı olmayan evimden bahsedeceğim. Geçen sene baharın taşınınca iki karış da olsa toprak buldum diye nasıl da hevesle... Okumaya Devam et →
7EDİYDİ DELİLER 7EDİLER BİTİRDİLER
bin şükür tanrıya ki anneannem 7 dairenin 7 çöpünü toplayıp üzerine bal katıp merdaneli çamaşır makinesinin merdanesine kaptırdığım parmaklarıma sarmıştı bundan 7 kış 7 yaz 77 güz 1 kuyruklu yıldız bilmem kaç eurovision sonunculuğu bir kaç tane darbe ve bir şeyh isyanı kadar önce 7 cücelerle annelerinin evde bıraktığı 7 keçi yavrusunun hikayesini anlattı da... Okumaya Devam et →
maNga’L YÜREKLİ ÇOCUKLAR
"...belki sen de bir gün geçersin diye köprülerinden..." (iç ses: ben bu melodiyi bir yerden biliyorum… ben bu melodiyi bir yerden biliyorum…) Twitter’daki bir haber üzerine başlıyor her şey. Yıldız Tilbe’nin şu günlerde birden fazla şarkısının listelerde olmasından hatta maNga ile beraber yaptığı düetten magazin sayfalarında hiç bahsedilmediğinden yakınan bir OdaTv yazısı bu. Sezen Aksu... Okumaya Devam et →
KARAGÖZ İLE HACİVAT 2.0 Open With GÖLGEMEDYA PLAYER
Hacivat: Huzur-u haziran, cemiyet-i irfan, vakt-i safayı merdan, lâindir, dinsizdir, münafıktır şeytan, şeytanın dinsizliğine, rahmanın birliğine, bizi temaşaya tenezzül buyuran ahibbanın sağlığına, demem o demek değil, ben bendenize, ben duacınıza eli yüzü yunmuş sohbeti tatlı; Karagöz: Sen de nereden çıktın be windows doksan beş suratlı! Hacivat: Edebiyat bilse, Arabiyat bilse, Farisi bilse, ilm-i hendese, ilm-i... Okumaya Devam et →
SANA A(LI)ŞIĞIM ANNE!
- Anne! Sen aslında anne olarak fena değilsin. - Nasıl yani? - İyilik olarak. Ne iyisin ne kötüsün. - Normalsin. - Teşekkür ederim. - Aslında senden daha güzel anneler var ama sen bana en güzel anne gibi görünüyorsun çünkü sana alışığım! *** - Neden reklamlara hep güzel kadınları koyarlar anne? *** Metehan karşı koltukta bilgisayar... Okumaya Devam et →
İYİ UYKULAR
-Yerebatan Sarnıcındaki medusa başı gibi huzurla uyuyun bakalım- 4 Mart 2001 sabahı. Henüz Ankara'dayım. Kafama taktığım şeylere bir bakın! Yorganımı –hani şu eski kızlık yorganım- sırtıma örttükten sonra, çünkü iki kişilik yorganımıza kediler bir kabahat işlemişti ve şu anda yıkanmakta idi, düşündüm ki çoktandır sırtım böyle ısınmamıştı. Adı paylaşmak olan her şey adına yorganı da... Okumaya Devam et →
21 NOLU EMEK-DİKİMEVİ OTOBÜSÜ
Lise ikinci sınıftayım. Tarih 10 Ocak 1989. Edebiyat dersi için hikaye yazmaktayım: Sonunda otobüse binmeyi başardım. Dışarısı çok soğuk olduğu için camlar buğulanmış, hiçbir şey görünmüyor. Ama önemli değil çünkü dışarının ayazından birazcık da olsa kurtulduğum için seviniyorum. Ben ayakta dururken tam önümde bir adam oturuyor. Kucağında kocaman bir çanta var. Sporcu falan olsa gerek.... Okumaya Devam et →
