20120623-214627.jpg

– Anne! Sen aslında anne olarak fena değilsin.
– Nasıl yani?
– İyilik olarak. Ne iyisin ne kötüsün.
– Normalsin.
– Teşekkür ederim.
– Aslında senden daha güzel anneler var ama sen bana en güzel anne gibi görünüyorsun çünkü sana alışığım!

***

– Neden reklamlara hep güzel kadınları koyarlar anne?

***

Metehan karşı koltukta bilgisayar oynarken:

– Oğlumu kucağımda istiyorum.
– Aradığınız kişiye şu anda ulaşılmıyor.

***

– Beniiiiii benimleeeeee bıraaaaaaak!
– Öf anne ya o kadar şarkı çıktı sen hâlâ ezik ezik aynı şeyleri söylüyorsun.

Metehan’ın bu dediğini İpek’e söylediğimdeki tepkisi:

– Çocuk bir de Madonna konserine gittiğini duysa!

***

Candan Erçetin’in eski Türkçe aranjmanların Fransızcalarını da söylediği albüm çalıyor. Metehan’ın favori şarkısı ‘Tombe la neige-Her yerde kar var’:

– Anne o ne ya ‘Neden yağdın söyle kar?’ Kar nasıl söylesin ki ne saçma şarkı sözü yazmışlar!
(Rahmetli Fecri Ebcioğlu’nun ruhu şad olsun)

***

– Oğlum karnenin arasına sürpriz koydum gönderdim.
– iPod mu?

***

Arabama bluetooth’la bağlantı kuran iPod’undan birdenbire Dire Straits çalmaya başlar:

– Hah tamam bu çok güzel!
– Beğeneceğini biliyordum.
– Nerden?
– Ben bilirim anne. Dayım da aynı şeyi beğenirdi bence.
– Neden?
– O da sana çekmiş!

***

iPod’da şarkılar sırayla çalarken bir şiirli şarkı çıkar:

– Oğlum bu ne bunalım şarkı kapat ya şunu!
– Anne babamın şarkıları işte!

***

Mrs. Robinson çalıyor:

– Simon&Garfunkel?
– Hayır! (Meğer şarkı cover’mış.)
– Tamam şarkı aynı da söyleyen farklı oğlum.
– Ya anne babamım bilgisayarındaki şarkıları nerden biliyorsun sen?
– Bu çok eski ve ünlü bir Metehan. Herkes bilir!

***

İksir Otele doğru yoldayız:

– Nereye gidiyoruz anne?
– Eflani’yi geçip Daday’a gidiyoruz.
– Pek modern bir otel olacağa benzemiyor!

***

Ahmet Kaya çalıyor:

– Benim bu babam da ne Ahmet Kaya hayranıymış!

***

İksir resort Otel’de açık büfede ağzına layık bir şey bulamayınca:

– Bugün vejeteryanlık yapayım.

***

– Gonca da bizimle buraya gelmeyecek miydi?
– Kaçırdı bu güzel oteli akıllı.
– Belki o da orda eğlenceli bir şey yapıyor?

***

Kanalları zaplarken CNN’de güzellik yarışmasını görünce:

– Bak oğlum dünyanın en güzel kızını seçiyorlar.
– Sen neden yoksun?

***

– Senin en gıcık olduğum şeyin ne biliyor musun? Şu Twitter’ın! Allahım yarabbim telefonundan Twitter’ı silesim geliyor!

***

– Sen benim yerime benim hayatımda olsan bir gün bile dayanamazsın!

***

– Seni çok seviyorum. Fazla öptün ama.

***

– Hani bir film vardı bir alieye bir kutu getiriyordu yüzü yanık bir adam. O kutudaki düğmeye basınca bir milyon dolarları olacaktı.
– Sen olsan basar mıydın anne?
– Hayır.
– Neden? Bir milyon doların olacak ama?
– İstemem. Sürekli o para için birinin öldüğünü hatırlayarak yaşayamam.
– Nerden hatırlayacaksın ki? Bir yere mi yazacağız sanki!
– İstemem işte.
– İyi de anne sence bu kutuyu getirip aileye veren ve para vercez diyen adamların bundan çıkarı ne ki?
– Sen çıkar kelimesini nerden biliyorsun ulan!