maNga’L YÜREKLİ ÇOCUKLAR

"...belki sen de bir gün geçersin diye köprülerinden..." (iç ses: ben bu melodiyi bir yerden biliyorum… ben bu melodiyi bir yerden biliyorum…) Twitter’daki bir haber üzerine başlıyor her şey. Yıldız Tilbe’nin şu günlerde birden fazla şarkısının listelerde olmasından hatta maNga ile beraber yaptığı düetten magazin sayfalarında hiç bahsedilmediğinden yakınan bir OdaTv yazısı bu. Sezen Aksu... Okumaya Devam et →

KARAGÖZ İLE HACİVAT 2.0 Open With GÖLGEMEDYA PLAYER

Hacivat: Huzur-u haziran, cemiyet-i irfan, vakt-i safayı merdan, lâindir, dinsizdir, münafıktır şeytan, şeytanın dinsizliğine, rahmanın birliğine, bizi temaşaya tenezzül buyuran ahibbanın sağlığına, demem o demek değil, ben bendenize, ben duacınıza eli yüzü yunmuş sohbeti tatlı; Karagöz: Sen de nereden çıktın be windows doksan beş suratlı! Hacivat: Edebiyat bilse, Arabiyat bilse, Farisi bilse, ilm-i hendese, ilm-i... Okumaya Devam et →

SANA A(LI)ŞIĞIM ANNE!

- Anne! Sen aslında anne olarak fena değilsin. - Nasıl yani? - İyilik olarak. Ne iyisin ne kötüsün. - Normalsin. - Teşekkür ederim. - Aslında senden daha güzel anneler var ama sen bana en güzel anne gibi görünüyorsun çünkü sana alışığım! *** - Neden reklamlara hep güzel kadınları koyarlar anne? *** Metehan karşı koltukta bilgisayar... Okumaya Devam et →

İYİ UYKULAR

-Yerebatan Sarnıcındaki medusa başı gibi huzurla uyuyun bakalım- 4 Mart 2001 sabahı. Henüz Ankara'dayım. Kafama taktığım şeylere bir bakın! Yorganımı –hani şu eski kızlık yorganım- sırtıma örttükten sonra, çünkü iki kişilik yorganımıza kediler bir kabahat işlemişti ve şu anda yıkanmakta idi, düşündüm ki çoktandır sırtım böyle ısınmamıştı. Adı paylaşmak olan her şey adına yorganı da... Okumaya Devam et →

21 NOLU EMEK-DİKİMEVİ OTOBÜSÜ

Lise ikinci sınıftayım. Tarih 10 Ocak 1989. Edebiyat dersi için hikaye yazmaktayım: Sonunda otobüse binmeyi başardım. Dışarısı çok soğuk olduğu için camlar buğulanmış, hiçbir şey görünmüyor. Ama önemli değil çünkü dışarının ayazından birazcık da olsa kurtulduğum için seviniyorum. Ben ayakta dururken tam önümde bir adam oturuyor. Kucağında kocaman bir çanta var. Sporcu falan olsa gerek.... Okumaya Devam et →

TASMALI (TRAJİKO)MEDYA

Köşkümde çok sıkıcı bir hayat geçirmekte iken aniden bir şey oldu. İki ev yanımızda senelerdir boş duran köşke bir aile taşındı. Ev sahibi Frau Blanche sert mizaçlı, ismi gibi bembeyaz saçlı ve mizacı gibi bakışları olan yaşlı bir kadındı. O ve maiyetiyle asla anlaşamadım ve bir araya gelemediysem de benim asıl ilgilendiğim şahsiyet evin küçük... Okumaya Devam et →

TAVŞAN KAÇ CEMAAT TUT

Yeni Akit gazetesinden Hasan Karakaya'nın 24 Mayıs 2012 tarihli Yarışmalar, diziler, "piç"ler... Toplumu dönüştürme projeleri yazısına cevabımdır: Televoleler gibi ne idüğü belirsiz, magazin adı altında kimin eli kimin cebinde programlarını, biri bizi gözetliyor tarzı insanın içindeki başkalarını izinsiz gözetleme şeytanını açığa çıkaran programları, maalesef başında Türk kelimesi geçerken insanı Türklüğünden utandıran akıl almaz iğrençlikte senaryolu... Okumaya Devam et →

MEMLEKETİMDEN BAYRAM MANZARALARI

Biz Safranbolu'da üç çocuk bir de ben dört kişiydik! Ama İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Samsun'da, Antalya'da milyonlar yürüdü. Bu fotoğrafların hiçbirini yayımlamayacak yandaş medyanın inadına kanımdan kırmızı TÜRK BAYRAĞI manzaraları:

ANA BACI KARDAŞ TÜM KADINLARA 19 MAYIS ÇAĞRISIDIR

Kardeş kardeşi vurduğu zaman ilk bağrı yanacak olan Ana'lar! Bu düzen zengini zengin, fakiri daha da fakir, kardeşi kardeşe düşman etme düzenidir ey Analar! Bu vatanın topraklarını korusun diye dokuz ay on gün karnında taşıdığı, ak sütünden can verdiği ciğerini kınalayıp askere yollayan ey Analar! Bu vatanın toprağı karış karış satılmakta haberin var mı? Sen... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑