20120708-182244.jpg

İlahî adalet her zaman mutsuz sonla tecelli etmez. Bazen tabiat ananın da adalet için elini taşın altına koyduğuna şahit olursunuz.

Müstakil diye taşındığım ama aynı bahçe içinde yan yana olduğu için bitişik düzen apartman hayatından çok da farklı olmayan evimden bahsedeceğim. Geçen sene baharın taşınınca iki karış da olsa toprak buldum diye nasıl da hevesle diktiğim domates ve biber fidelerimden…

Ben fidelerle Eflani’den gelince eli kazma tutmamış, kolu toprak bellememiş halimi gören komşum imdadıma yetişmişti. Balkonlarımızın altına denk gelen ancak bir balkon genişliğindeki toprak alanı belleyerek bana yardım etti. Fideleri nasıl dikeceğimi öğretti. Beraberce diktiğimiz fideleri sulamayı unuttuğum zaman suladı. Toprağı ve bitkileri belki de benden daha fazla sevdiği için bitkilerime gözü gibi baktı.

Sonra domatesler oldu ve biberler… Çoluk çocuk koparıp yeme keyfine vardığımız tatlı Bartın biberleri…

Bitkilerle beraber hatta daha fazla sevdiğim ve böyle müstakil bir eve asıl taşınma sebebim olan kedilerim ve köpeklerim etrafımızda dolanıp dururken güzel bir yaz geçirdik.

Bu arada benim yaramaz yavru köpeğim Şanslı terliklerini mi yemedi komşuların! Örtülerini mi ısırıp sağa sola atmadı! Şakayla karışık sitemle, n’olur dikkat et bak terlikler yeniydi uyarılarıyla geçti o vakitler. Hayatımda ilk defa köpek baktığım ve belki de bunu beceremediğim için etrafıma verdiğim rahatsızlıktan dolayı gerçekten özür diliyorum.

Aslında onlara ait bir çevrili alan oluştursaydım, sağı solu ve zaman zaman benim dikmeye çalıştığım çiçekleri de parçalamasalardı daha iyi olurdu zannımca. Ama mahalledeki çoluk çocuk, komşunun torunu, kızı, aşağıdaki ilköğretim okulunun öğrencileri de dahil olmak üzere pek çoğunun sevgilisi haline gelen Şanslı bu durumundan pek şikayetçi değildi tabii ki.

20120708-182403.jpg

Derken bu sene bahar yaklaşırken ben, evin önündeki çim alana hazır çim getirtip serdirdim. Ev kira da olsa kullanan, keyfini yaşayan ben değil miyim, dedim.

Sitenin diğer toprak alanları doğalgazcılar tarafından define arayıcıları gibi tepe taklak edildiğinden toprak yığınları halinde duruyordu. Komşumun kocası bir hafta sonu aldı bel küreğini eline. Sağ olsun tüm toprakları belledi, sonra da tırmıkla tesviye etti. Çim ekmek için hazır hale gelen alanlara çim ekilecekti. Kimse çim falan ekmedi ama…

Bir baktım geçen bahar beraber bellediğimiz, domates biber diktiğimiz balkonlarımızın altına denk gelen ancak bir balkon genişliğindeki toprak alanın kendi sınırları dahilinde kalan kısmı da bellenmiş. Benim kısmım ise olduğu gibi duruyor.

Geçen sene bana ‘Ben bıktım artık toprakla uğraşmaktan al sen ek, dik’ diye izin verdiği bir avuç toprak anlaşılan bu sene bana haramdı. Gerçi bir ara bana ‘Eskiden buralara maydanoz, marul falan ekerdim. Şimdi senin kedilerin köpeklerin işiyor, biteni yiyemiyorum midem almıyor’ demişti.

Şimdi toprakla uğraşan amcalar, teyzeler, kardeşler, bacılar bana diyecekler ki, kadın haklı kızım. Bağa bostana kedi neyse de köpek girmez, mekruhtur. Haklısınız da bana deseydi ben köpeğimi daha önce bağlardım, onun ektiği yerlere benim çiçek çitim gibi uyduruk da olsa bir şeyler yapardım kendi elimle. Bir orta yolunu bulur giderdik değil mi?

Bu bahar, yarısı onun yarısı benim balkonumun altında kalan alandan bana ait olan kısma yine biber diktim ben. Domateslerim gölgeye geldi, pek olamadılar. Ama biberlerim şimdiden meyve verdi.

Komşumun balkonunun altında kalan bölgede gül dalının yanında domates fideleri peyda oldu. ‘İçim almıyor ben dikmeyeceğim’ demişti bana. ‘Bu domatesler nerden çıktı ki?’ diye düşünüp duruyorum. Bakıyorum yağmur da eksik olmuyor ya, Allah suladı diyor teyzeler. Domatesler gölgeye de gelmeyince büyüyor, büyüyorlar.

Bugün biberlerime bakar, başka bir komşuma ‘Gel bak biberlerim oldu’ diye müjde verirken yan taraftaki domatesleri işaret ettim:

“Komşumun diktiği domatesler de oldu bak!”

“Onları o dikmedi ki!”

“Nası’ yani?”

“Onlar geçen sene senin buraya diktiğin domateslerin patlağıydı çürüğüydü derken toprağa düşenlerinden kalma tohumlardan kendiliğinden bitti!”

“…………….?!?!”

İlahi adalet her zaman mutsuz sonla tecelli etmez. Bazen tabiat ananın da adalet için elini taşın altına koyduğuna şahit olursunuz.

Komşunuzun sizin iki fide dikmenize müsaade etmediği iki karış toprakta, geçen seneden elbet bir işe yarar diyerek bağrında sakladığı tohumlar bittiği zaman, güleyim mi ağlayayım mı bilemezsiniz.

Külünü, toprağını, domatesini birbirinden sakınmayan ve yaradandan ötürü sevdiği her şeyi bir arada sevmeyi başarabilen tüm komşular için…

20120708-182549.jpg