bin şükür tanrıya ki anneannem
7 dairenin
7 çöpünü toplayıp üzerine bal katıp
merdaneli çamaşır makinesinin merdanesine kaptırdığım parmaklarıma sarmıştı
bundan
7 kış
7 yaz
77 güz
1 kuyruklu yıldız
bilmem kaç eurovision sonunculuğu
bir kaç tane darbe
ve bir şeyh isyanı kadar önce

7 cücelerle
annelerinin evde bıraktığı
7 keçi yavrusunun
hikayesini anlattı da babam o gece
7 dairenin
7 çöpünün kokusundan uyuyamayan ahali
derin bir uykuya daldığı anda ben
7’den
77’ye programının daha ilk bölümlerinden birinde dinlediğim
o arkadaşım eşek şarkısı ve bremen mızıkacıları heykelinin görüntüsü ile
televizyonun karşısına mıhlanmış otururken bana
7 sureden
7 dua etmekte olan anneannem yarın uyan da seni
7 minare gölgesinden geçirip
7 tepeli şehirden aşırıp
7 uyurlar mağarasına götüreyim demişti

7 günahtan ikisini işlemişken o zamanlar
diğerlerinin de yakamı bırakmayacağını bile bile
7 yıldızlı bir otel taslağı çizerek yola çıktım
o zamanlar daha il olmamış ama sonradan
77 nolu plakayı alacak olan yalova’dan yayan olarak

7 dere
7 tepe üniversitesi düz gittim mevlana’nın
7 yüzüncü vuslat gecesinde vara vara vardım
7 kapılı bir hana

handa kalan
7 haramiyi zülfikardan geçirdim kattım
7 redhack’ırı kendime gittim
7 yeldeğirmenine saldırdım

7 somun ekmek aldırdım
7 kap yoğurda daldırdım

bitmez dedim bu fani dünyanın
7 kıtasındaki
7 delisinin derdi
7’m ekmeğimi
uyudum