TOZLU HİKAYELER: HEP SENİN YÜZÜNDEN

Kesildi. Sesler kesildi. Bilmem kaç watt gücündeki on yüz bin seçim arabası hoparlörü kadar gürültülüyken hayat, sinemada dolby stereodan en yüksek patlama sesinin ardından. Tıss. Hepsi bitti. Sessizliğe alışmak zor. Yalnızlık ise tevekkül. İç organları eskir mi insanın? Beynimde öyle bir yıpraşıklık hissi. Doktor açsa içimi “Ayy sizin içiniz çürümüş!” deyip kapatacak. Hani halk arasında…

Bunu derecelendir:

TOZLU HİKAYELER: SAKAL

  “Hanginiz bilir benim kadar Karpuzdan fener yapmasını Sedefli hançerle üstüne gülcemal resmi çizmesini Beyit düzmesini Mektup yazmasını Yatmasını Kalkmasını Bunca yılın Halime’sini Hanginiz bilir benim kadar memnun etmesini Değirmende ağartmadık biz bu sakalı!” Demiş Bir Garip Orhan Veli… *** Ter döktük, gözyaşı döktük, kan döktük uğrunda. Yol gittik, iz gittik, dere tepe düz gittik…

Bunu derecelendir:

TİLDA VE DİĞERLERİ 4 : ZIDDIYGACUK VAKASI

Aksaray, Tiryaki Hasan Paşa sokaktaki Yıldız Pavyon’da… Kim bilir hangi aşırı kilolu gözden düşmüş assolistten kalma modası geçmiş elbisesinden fırlamadan zor duran iri göğüsleri gibi, hançeresinin de kuvvetli olduğu,  Zerrin Özer, Sibel Can ve Kibariye karışımı sesinden belli idi. Mor ve altın sarısının adı duyulmadık bir Amerikan kolejinin ponpon kız formasından sonra berbat durduğu ikinci…

Bunu derecelendir: