20120428-203521.jpg

Şanslı hamile. Tabii kardan bir adamdan değil. Ama karla oynamayı sevdiği kesin. Bazıları gibi birden çok karı ve birden çok kârı sevmiyor en azından.

20120428-205127.jpg

Teşbihte hata olmaz ise ilerleyen günlerde önce kızımın hamile olmasıyla sonra da anneanne olmamla ilgili hisler paylaşabilirim sizinle. Unutmadan, Şanslı henüz bir yaşını dolduran Golden Retriever köpeğimiz. ‘Henüz üç yaşındaaa bir gardaşım vaaar’ isimli türkü gibi bizim kız da pek erk(g)en yaşta hamile kaldı. Ama köpeksel bir durum olarak anormal değil sanırım. Biz insan evlatlarının erken yaşta kocaya verilmelerine ve çocuk yaşta anne olmalarına karşıyız.

20120428-211818.jpg

Ben buralarda yokken bahar hatta yaz geldi. Bunun net bir göstergesi olarak şu anda bahçemde Bursa’dan ithal çimlerimin üzerine çıplak ayakla basarken dizlerimi ısıtan hatta yüzüme gelse sinsice yakabilecek olan güneşi örnek verebilirim. Oh çayımdan da bir yudum aldım. Yazmaya devam.

Hiç kıskanmaya mahal yok. Çünkü ben daha geçen sene bu zamanlar bahar geleceği yerde hava kışlamışken ve taşınırken yağmur yağarken demiştim ‘Bu evin içine değil dışına veriyorum kirayı’ diye. 19 Nisan’da bu eve taşınmamızın, mitoz ve mayoz bölünerek çoğalmamızın birinci sene-i devriyesini kutlayacaktık. Kısmet değilmiş. Bu yazı vasıtasıyla kutlamış olalım. Ben de 1. ve 3. doğum günlerini kutlamayı arzu ettiğim köpeklerim Şanslı ve Çakır’a nasıl bir pasta yapacağım diye düşünmekten kurtulayım.

20120428-213446.jpg

23 Nisan da geldi, geçti. Biz çocukken ‘Barışır artık kurt kuzu / Çocuklar kardeş oldu mu’ diye bir şarkı vardı. Bizim çocuklarımız kardeş. Peki ya sizinkiler, kurt mu kuzu mu?

Ben buralarda yokken memlekette neler oldu kısaca bir göz atalım. Çarşamba’yı sel alacaktı, ‘Ça’ lar karıştı, Çaycuma köprüsünü sel aldı.

Köprü nerde, sel yuttu.

Sel nerde, minibüsü yuttu.

Minibüs nerde, inek içti.

İnek nerde, iHaLe’ye girdi.

İHL nerde, ortaokul oldu.

Ortaokul nerde, imam bitti.

İmam nerde, ordu oldu.

Ordu nerde, dama düştü.

Dam nerde, kardan çöktü.

Kâr nerde, cemaate gitti.

Özgürlük ve demokrasi nerde?

Yandı, bitti, kül oldu.

Taklacılar takvacı, takvacılar taklacı oldu.

Ben kendi kendime bir geriye sayım başlatmışken ve kelimelerimi buzdolabı poşetlerine koyup ‘derin dondurucu’lamışken çok da fazla bir şey olmamış demek ki hayatımızda. Zengin hâlâ zengin, pardon daha da zengin. Fakir hâlâ fakir.

20120428-204151.jpg

Mavi Bir Köpeğin Gözleri‘ ağıtımdan bu yana 390 gün, taşınma yakınmalarımdan bu yana 374 gün geçmiş. Mavi gözlü köpek Çakır yaklaşık bir senedir bizimle yaşıyor. Ve mavi gözlü bir kedi de. Adı Ufo.

20120428-203828.jpg

Ufo adını kediye Metehan koydu. Ben de açılımını yaptım. Malum, açılım bizim işimiz. ‘Unidentified Felideal Object’ olsun dedim. Çünkü kendisi ya anne sütü almamaktan ya yanlış bakılmaktan raşitik. Ben aldığımda epeyi bir kambur ve parantez bacaklıydı. Bizim evin merdivenlerinin fizik-tedavisi, iyi beslenme artı vitaminlenme ve bir de sevgiyle tabii şimdi daha iyi. Lakapları olan ‘cep herkülü’ ve ‘Naim Süleymanoğlu’nu hakkıyla taşıyor. Diğer kedilerle anlaşamama huyunu da bu deveyi gütmesi gerektiğini anlayarak biraz daha gerilere itti. E yediği önünde, yemediğini diğer kediler yiyor, sevilmesi de cabası.

20120428-215418.jpg

Bu arada gezelim görelim seksen günde devr-i alem edelim babından üç günde yaptığımız 1000 kilometre esnasında İskilip’in yüksek yüksek tepelerini aştık. Babamın ‘ya benzin biterse’, benim ‘ya lastik patlarsa’ paniğimize rağmen dere tepe düz aştık ve varacağımız yere vardık. Amma ve lakin ‘İskilip’in yolları taştan sen çıkardın Google maps beni baştan’ demeden ve gece gece kendimi it ürümez kervan geçmez bir yolda bulmama sebep olan karayolları yetkililerine selamlarını iletmeden geçemeyeceğim.

Metehan sordu bana: ‘Anne Şanslı nereye doğurur ki acaba?’ diye. Az önce kocaman patileriyle koşa koşa benle üst kata çıkıp, hoppa yatağa fırlamasına bakılırsa yatağa doğurmaz inşallah. Memleketimizde kandil dağı miki fare doğurur, Milli Eğitememeciler 4+4+4=dokuz doğururlarken bakalım Şanslı’nın iki ay süren hamileliği bizim hayatımıza neler getirir neler götürür?

Gelelim geri sayımıma. Benim aklımda, ötekinin fikrinde, birinin heybesinde, bir başkasının cebinde sakladığı kelimeleri donduran bir geri sayım bu. Bakalım bu günden sonra 8 gün daha sayacağız ve sonra?

Du bakali n’olcek?