BİR KİLO GREYFURT

Bu kısa hikaye 18 Mayıs 1991 tarihli AVNİ dergisinin 'Mizah Öyküsü' bölümünde yayımlanmıştır. Karadantel sokağına en son girerdi hep çöp kamyonu. Çöpçüler gündüzden arta kalan kırık kalpleri süpürürlerken penceresine flüoresan lamba ışığının hala yansıdığı tek bir kişi vardı: Sokağın en pasaklı insanı, bütün o kalp kırıklarını camından aşağı silkeleyen kızdı o. ‘Onu seviyorum’ diyerek yaslandı... Okumaya Devam et →

YEŞİL GÖZLÜ KEDİM TUBUŞ İÇİN GECİKMİŞ BİR GÜZELLEME

  SAHNE I (Orta yerde bir TV stüdyosu. Eski tip ama pırıl pırıl bir mikrofon; kordonu yok. Arka planda kemerli çerçeveleri ince çıtalarla bölünmüş pencereler. Görüntü hepsinde aynı, hepsi ışıl ışıl çünkü hepsi Beyoğlu.) Sunucu mikrofonun önünden ve dahi kameranın karşısından kaçar. “Mikrofon benim galiba. Merhaba! Adım, yaşım, nereden aradığım önemli değil. Ben sadece bu dünyada... Okumaya Devam et →

BUGÜN DOĞANLARA İSİM

Aşağıdaki kısa hikaye 14 Mart 1992 tarihli AVNİ dergisinin 'Mizah Öyküsü' bölümünde yayımlanmıştır. Geç kalmış olarak bankanın kapısından girerken "Keşke müdür değil de gece bekisi olaydım" dedi Sevgi Bey. "O zaman sabah işe geç kalma derdim olmazdı." Odasına girdiğinde son kez acı acı çalmakta olan telefonun ahizesini zor kaptı: "Alo Sevgi Hanım'la mı görüşüyorum?" dedi... Okumaya Devam et →

MUTLU SON

IMDb'nin 5.7 puan verdiği sıradan bir Hollywood romantik komedisi aslında. Kendisine ayrılan bir buçuk saatin içinde izleyicisine hüzün, nefret, sevgi, merhamet, aşk ve merak dolu anlar yaşatabiliyor bu filmler. Elbette film sektörü, dünyada savaş sektöründen sonra en çok para harcanan, harcandığı oranda da kazandıran bir sektör. Yatırımcılarının para kaybetmeye asla tahammülü olmadığını bilen yapımcıların, elinde... Okumaya Devam et →

GÜZEL NE GÜZEL OLMUŞSUN DÖVÜLMEYİ

Adres deyince aklıma geldi, temiz bir dosya kağıdına sevgililerinizin adreslerini yazıverin. Yazıverin ki; Sevgililer Günü'nde boşa yolladığınız tüm çiçeklerin parasını geri istemek için ekibimi göndereyim. 'Bu ilişki geçersiz bir işlem yürüttü ve kapatılacak' demeden önce herkes sevgilisini üst kattaki komşuoğlu/komşukızı ile aldatmayı denesin. Eğer bunda başarılı oluyorsa, zaten sevgilisini hiç sevmemiş demektir. Olaya tümden geliyoruz.... Okumaya Devam et →

‘FOOT’BOL MU ‘FOOL’BOL MU?

Erkekler için dört kutsal şey: Din, futbol, araba ve kadınlar. Futbol derken taraftarlık olayı ve futbolun amatörlüğe indirgenmiş dalı olan halı saha maçları. Futbol deyince korktunuz herhalde yeni bir Burcu Esmersoy mu geliyor diye! Aman aman! Herkesin futbol yorumculuğu kendine. Ben işin sosyo'erkek'onomik yönünü ele alacağım. Erkekler için bir maçı 90 dakika boyunca seyretmek anlamsızdır.... Okumaya Devam et →

BABA BENİ GÖMSENE

Suyun öteki yakasına gidip geldi yüreğim Hem düşmanız hem ‘âşık’ız bir Yunan için çarpıyor kalbim Baba beni gömsene bir düşmandır kendime seçtiğim erkeğim 'Baba hani kan sudan ağırdır demiştin' diyor Sibel Kekilli Ayrılık filminde Şiddet gördüğü kocasından kaçıp geliyor Alamanya’daki baba evine Ama ele güne karşı rezil ettin diye sığınamıyor bir türlü ailesine Baba beni... Okumaya Devam et →

HEPİMİZ ‘NE’YİZ ACABA?

Hepimiz insanız. Kabul etmeyen varsa bir adım geri çıksın. Ama hepimiz farklıyız. Dil, dil, ırk vesaire saydırmayın bana. İnsan eliyle yaratılan felaketler harici doğal felaketler hepimizin başına gelebilir değil mi? Van’da deprem oldu. Hepimiz Vanlı mıydık da yardıma koştuk? Peki içinizde hepiniz deprem mi gördünüz? Yardım eden herkes depremzede olamazdı ama binlerce yardım eli koştu.... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑