20120511-002250.jpg

Gece kendi yatağına yatmadan önce:

– Ama anne senin yatağını melekler öpmüş gibi…

***

Sabah okula gitmek için giyinirken:

– Bugün içimden bi ses okula gitme diyor.

***

– Anne deminden beri sana sarılmadım bi sarılayım.

***

Evde kendisi dahil dört çocuk oynarlarken beşinci arkadaşını çağırmadan önce:

– Anne beşinci çocuğa bakabilecek misin?

***

– Afrika’da adam mı var ben orayı sadece orman sanıyordum.

***

Okuldaki İngilizce ve Almanca derslerinin bahsi geçince:

– Avrupa’daki okullarda da Türkçe öğretiliyor mu?
– Yok.
– Özel okullarda?
– ?????

***

Performans ödevini yetiştiremeyince öğretmenine mesaj attım. Ertesi gün:

– Öğretmenine ‘Annem mesaj attı’ dedin mi?
– Diyemedim anne. Sınıfta ‘annem mesaj attı’ demek senin sandığın kadar kolay değil.
– Eee n’olcak?
– Ödevimi geç getirdiğim için 10 puan kıracak öğretmen.
– İyi yapıp 100 alman lazım ki 90 olsun.
– Bence 110 almam lazım.

***

– Susun biraaaaaz!
– Anne insana ‘susun biraz’ diye bağırılır mı ya? Saygılı ol biraz!

***

– Kahvaltıda ne yapıyım oğlum?
– Evde ne var?
– Ne biliyim hamur alıp pişi mi yapsam sucuk mu?
– Ya anne domates, peynir, ekmek koy sen. Başka bişi yapma. Kahvaltı buna denir bilmiyor musun?

***

– Hafta sonu televizyon, Wii, bilgisayar ve her türlü elektronik oyun yasağın var!
– Anne hapishanesine hoş geldiniz.

***

– Anne hani sen bi ara kağıtlara çiftlik çizip dilek tuttun ya.
– Eeee?
– Dileğin oldu senin.
– Nasıl yani bebeğim?
– E altı kedi ve iki köpek ve bu bahçeli ev?

***

– Anne çiçek alma artık. Sonra çiçeklerini Şanslı yiyor. Sen de paranı israf ediyorsun.