dinamo_sovyet_icHasan İzzettin Dinamo’nun bazıları daha önce hiç yayımlanmamış ve bazıları kendisi tarafından seslendirilmiş şiirleri, şairin kızı Işık Dinamo tarafından hazırlanan ‘Ateş Ormanları Arasında’ adlı derleme ile Tekin Yayınevi’nden piyasaya sunuluyor(muş). (Radikal‘den İsmail Saymaz‘ın haberi)

Kitapta, Dinamo’nun 1944 yılında dergide yayınlamak üzereyken bir polis baskınında, henüz müsvedde halindeyken ‘yakalanan’  “Türkiye Sovyet Cumhuriyeti” adlı daha önce hiç yayınlanmamış şiiri de yer alıyor(muş). O tarihte TBMM tarafından el konan ve yıllarca yasaklı tutulan şiir, meclis tutanaklarından çıkarılarak okurla buluşturul(muş).

Bu şiir nedeniyle 1 yıl hapis cezası alan ve yatan Dinamo’nun heykeli ise kayıp(mış). Trabzonlu olan Dinamo’nun memleketindeki bir parkta bulunan heykelinin belediye tarafından depoya kaldırıldığı ve daha sonra kaybedildiği öğrenil(miş).

Dinamo’nun bu şiirine, ilk olarak soL Haber Portalı yazarı Ömer Turan, 4 Mayıs 2013 tarihli “Hayatı çalınmış bir yazar: Hasan İzzettin Dinamo” başlıklı yazısında değinmiş.

Turan, şiirin yazılış hikayesini şöyle anlatmış:

“Hasan İzzettin Dinamo İstanbul’da arkadaşı Hasan Basri Alp’in (Daha sonraları Sansaryan Han’da polis tarafından merdiven boşluğundan atılarak öldürülür. Emniyet tarafından düşerek öldüğü açıklaması yapılır…) evinde saklandığı sıralar birlikte faşizme karşı yeni bir edebiyat ve düşünce dergisi çıkarmaya karar verirler. Hasan Basri, Dinamo’dan dergiye bir şiir yazmasını da ister. Dinamo o gece ‘Türk Sovyet Cumhuriyeti’ adlı şiiri yazar.

Sonrasını şöyle anlatır Dinamo:

‘Ertesi gün Basri’ye, dergiye koyacağımız ilk şiirin müsveddesini okuduğumda ağzı açık kaldı. Sanki bir devlet kurulmuş gibi oğlan atılıp alnımdan öptü.’

Bu şiir, dergide yayımlanmadan önce polisin eline geçer. TBMM’nin kapalı oturumunda tartışmalara neden olur”

……………………………………………………………………………………………………………….

Bu kapalı oturumda konuşulanları tarihi kayıtlardan değil tahmini kayıtlardan ayağınıza kadar getiriyoruz:

Tahminlerimize göre o dönemde iki adet parti varmış. Bunlardan solcu olan H.E.P.B.A.N.A.P. (Halk Ezilmesin Para Bahane Asıl Nasıl Aydınlanırız Partisi) tabii ki muhalefet; sağcı olan H.H.U.Y.A.G.İ.D.E.R.P. (HalkaHizmet Uğruna Yemediğimiz Alt Galmadı İçişlerinde Dışişlerinde Eşit Rahatız Partisi) de tabii ki iktidarmış.

Oturum başlayınca HHUYAGİDERP’den bir vekil söz konusu şiirin kürsüden sesli okunmasını talep etmiş:

HHUYAGİDERP: Sesli olarak dinleyelim de herkes kulaklarıyla duysun olan biteni değil mi Sayın Başganım?

BAŞGAN: Buyurun HEPBANAP vekilim. Siz okuyun madem.

HEPBANAP: Türkiye Sovyet Cumhuriyeti__________

HEP BİR AĞIZDAN! Yuuuh! O nasıl başlık!!!

BAŞGAN: Efendiler! Huzursuzluk çıkarmayın. Hele bir dinleyelim ne mene bir şeymiş bu şiir!

HEPBANAP: _________Aziz Türk işçisi!

Tütüncüm, tornacım, mensucatçım, ateşçim ve sair
Dünyanın kurtuluş saati çalıyor.
Biliyorum ki en kabadayınız
Soğuk tütün depolarında
Koca bir hafta harcadıktan sonra
Ancak bir kefen parası alıyor_________

HEP BİR AĞIZDAN: Yuuuh!

HHUYAGİDERP: Bu nasıl deyiştir! Kimdir bu Dinamo denen şair! İsminde bile meymenet yoktur! Soyadı elektrik üretiyor diye şiirleri memleketi kızıla boyayacak bak hele bak!

BAŞGAN: Efendiler! Sakin olunuz. Bir bitirsin adam!

HEPBANAP: __________karısını veya çocuğunu gömmek için.

Aziz Türk işçisi!
Senin bahtın,
Yaralı parmaklarınla ayıkladığın
Malum tütünün zifiri kadar karadır.
Haydi, sen de aslanlar gibi göster boyunu,
Böyle süklüm püklüm durduğunu
Gören kahpe vurguncular ve onların hükümeti________

HEP BİR AĞIZDAN: Yuuuuuh!

HHUYAGİDERP: Asalım!

HEPBANAP: Olmaz!

HHUYAGİDERP: Asmayalım da besleyelim mi?

HEPBANAP: Keselim o zaman!

HEP BİR AĞIZDAN: Tutuklayalım! Zindanlara atalım! karısını da anasını da tutuklayalım! kim kahpeymiş gösterelim!

BAŞGAN: Bir dakika beyler, efendiler! Ortada bir suç varsa zaten onu tespit etmek için toplandık! Metanetinizi koruyunuz lütfen. Buyrun devam ediniz…

HEPBANAP: _________bırakıp senin nasırlı ellerine
Bu güzel memleketi,
Savuşsunlar birer köşeye, çil yavrusu gibi.
Öyle silkin ki aziz işçim,
Benim tornacım, tütüncüm, mensucatçım ve işçim,
Bütün Türkiye’deki ağaçların
En üst dallarından en alt dallarına kadar
Senin nasırlı ellerinle asılanlar
Harikulade bir meyve zenginliği manzarası versin.
Bu işe meşhur Sultanahmet Meydanı vakası
Vaka-i Vakvakiye bile imrensin.

Çekip alalım ayaklarından
Donlarına varıncaya kadar onların,
Gömülelim koltuklarına o ılık salonların__________

HEP BİR AĞIZDAN: Asmak yetmez başını gövdesinden ayıralım! Kazıklara oturtalım deyyusu! Kim kimin koltuklarında oturacakmış gösterelim!!!

HEPBANAP: _________dışarıda yağarken buram buram kar,
Aç ve soğuk günlerden kalma hatıralar,
Karışıp halka halka Bafra tütünü dumanına
Bize göz kırpacak uzak yıldızlar.
Hülasa, Türkiye Sovyet Cumhuriyeti,
Çalışmak, yaşamak, gezmek hürriyeti
İçin kurulacaktır.
Ve bunlara karşı çıkan babamız bile olsa
İnsafsızca ve merhametsizce
Tutulup çarmıha vurulacatır_________

HHUYAGİDERP: Yeter! Yeter kısa kes artık! Çarmıha gerelim biz de kendisini! Tıpkı dediği gibi!

HEPBANAP: Şiir bitti efendim…

BAŞGAN: Beyler, efendiler! Sakin olursanız söyleyeceğim. Şimdi iktidar partisi soru önergesi versin. Oylama yapılsın. Oylama da çoğunluk sağlansın. Şairi de içeri atalım olsun bitsin.

HHUYAGİDERP: Yok olmaz! Biz sağcıyız. Solcu aydınlar bir şiiri bile çekemedik diye bizi tefe korlar. Asıl HEPBANAP açsın soruşturmayı. Oylamada oy birliğiyle karar alır, anasından emdiği sütü burnundan getiririz!

HEP BİR AĞIZDAN: Çarmıha vurulmak neymiş görsün şerefsiz!

…………………………………………………………………………………………………………………………

“ve Dinamo ağır ceza alır. Hiçbir kitabında olmayan bu şiiri yıllar sonra damadı Cemil Acar TBMM arşivinden bulup çıkarır.”

……………………………………………………………………………………………………….

“Tren şiiri ile başlayan hapis ve sürgünler bütün yaşamını etkilemiş ve ömrünün sonuna kadar düzen için sakıncalı bir yazar olmuştur. Binlerce şiiri ve onlarca romanı gerek polis baskınlarında gerekse sürgün yıllarında kaybolup gitmiştir.

Ölümünden kısa bir süre önce Kıyı dergisi için Alâettin Bahçekapılı ile yaptığı bir söyleşide; Bahçekapılı’nın “Sizin bir de, Adana’ya giderken yolda çaldırdığınız bir bavul var” anımsatması üzerine şöyle diyecektir Dinamo: “Onlar hep yürekler acısı. Bakmayın, ben bütün hayatımı çaldırdım. Hiç yazılmamış, basılmamış şiirler. Yahut kaybettiklerimi tekrar anımsayarak yazmaya çalışmışımdır.” (Ömer Turan)

Çalınan bavuldan çıkamayan şiirlerden…

Devletin kendi eliyle yetmiş yıldır sakladığı yasaklı şiire…

Memleketimiz “SOVYET” asla olamaz ama artık

S.O.S sinyalleri çınlıyor her yerde…