20121129-150405.jpg

Bir kaç hafta önce evimizin önünde köpeklerimiz Şanslı ve Çakır’ın kafesinin demirlerinde bir fare, çarmıha gerilmiş olarak bulundu. Tüm CSI (Crime Scene Investigation-suç mahalli araştırması) bilgilerime rağmen farenin orada nasıl öldüğünü öğrenemedim. Alıp oradan rahmetliyi, saygı ve huşu içinde çöp kutusuna bıraktım. Sonraları kediler arasında bir tuhaf hareketlenmeler, dizi dizi bir yerlere gitmeler, bir tanesinde aşırı kilo alma ve diğerlerine hükmetmeler keşfetmeye başladım.

Aslında ben size her şeyi baştan anlatayım. Birbirine kardeşten daha çok benzeyen iki sarman kedim vardı. Çok kedisi olanlar bilir. Bir süre sonra kedilere, kahramanlık yapmalarını beklemeden renkleriyle isim vermek zorunda kalırsınız. Eh iki tane birbirinin aynısı sarı kedi olunca elde, ‘sarı’nın önününe huylarına göre bir lakap takmak gerekti. Birisi Puşt Sarı ismini aldı, isminin hakkını verdi. Diğerine ise Züppe Sarı dendi, halbuki masum ve sakin bir kedi idi.

Bu Kabil ile Habil misali birbirine benzeyen kediler dostane yaşayıp gidiyorlardı, ta ki Puşt Sarı o fare cesedini keşfedene kadar. Meğer ben zavallının naaşını kaldırıp çöpe atmazdan önce “Bakın fare çarmıha gerilmiş, mesih bu Fare mesih!” diye bağırasıymış. Ben fareyi çöpe atınca da gidip oradan almış, getirmiş, kedi mamalarının durduğu depoya aynı şekilde asmış.


Fare milletine bayılan, ama onlarla oynamak ve açken karnını doyurmak için bayılan kedi milletine çıkmış mı her gün başına gidip yalvaracakları bir şey? Bizim Puşt Sarı bakmış yalvarıp yalvarıp bir şey elde edemeyen kedi ahalisi mırın kırın ediyor, demiş ki:

“Eğer günlük size verilen kıtır mamanın yarısını bana getirirseniz ben sizin yerinize her gün yalvarırım!”

Diğer kediler normal beslenmeye devam ederken bizim Puşt Sarı’nın kilo almaya başlamasının sebebi buymuş. Bizimki başlamış ekmek elden su gölden yaşamaya. Bizim evde yeme içme zaten bedava ama yiyeceğinden daha fazla maması olunca mahallenin diğer kedilerini de kendine bağlamış bu Puşt Sarı. Herkesi evlerden sucuk, salam, kaşar peyniri çalması için ikna etmiş.

Giderek semiren, semirdikçe daha çok isteyen, istedikçe elde eden ama bir türlü paylaşmaya yanaşmayan bu kedi, diğer kedilerin sinirini bozmaya başlamış. Arka mahallede aç ve muhtaç bir sürü kedinin olduğu, ama tüm yiyecekleri kokuşana kadar elinde tutan bu uslanmaz kediye bir ders vermezlerse depoda tuttuğu onca yiyeceğin kedi milletinin kursağına gitmeden önce köpek milleti tarafından talan edileceği fikri fısıltı gazetesi ile kediden kediye yayıldıkça yayılmış.

Bir akşam ben, herkese yetecek kadar kuru mamayı taslarına koyduktan sonra kıyamet koptu. Mamalar daha kedilerin ağzına değmeden el koymaya alışmış Puşt Sarı’nın üzerine, mahallenin kedileri bir saldırış saldırdı ki ben de ne olduğumu şaştım. Kaçarak depoya sığınmaya çalışan Puşt Sarı, kapıyı da ardından açık bırakıp depodaki yüksek bir yere sığınınca olanları anladım.

Nereden geliyor ki bu koku dediğim kokunun faili, bozuk salam, sucuk ve peynirlerin bir kısmını ev ve sokak ahalisine paylaştırdım. Baktım daha da fazla yiyecek var, barınağın yolunu tuttum.

Puşt Sarı’nın haksız yere zimmetine geçirdiği yiyecek o kadar çoktu ki, ertesi gün iş yerimin önüne gelen sokak hayvanlarına da yetti.

Sevgili kedime gelince… Ben farenin artık hali kalmamış cesedini bu sefer kalıcı olarak torbaya koyup çöpe atınca ona da buraları terk etmek düştü. Tüm kedi ve köpeklerim dost geçinirken, iyi ya da kötü ne pişer ve önlerine konursa paylaşırlarken böyle kötü niyetlerle onları sömürmesine izin veremezdim. Beleşe alışmış bir kişilik olmasından dolayı da bir daha aynı yaramazlığı yapmayacağına emin olamazdım.

Elimizde bir sarı kediyle hayatımıza devam ediyoruz. Yapılacak bir şey yok. Tek sarı kedi iki sarı kediden kötü ama hiç sarı kediden iyidir elbette.

Puşt Sarı’ya hakkında son duyduğum haberler, nasıl olduysa İstanbul’dan bir gemiye binmeyi başarıp önce Rusya’da soluğu almış. Orada Çariçe’nin hizmetine girerek hipnotizma tekniğiyle çocuklardaki iç ve dış kanamaları durdurmuş.

Çarlık Rusya’sı yıkılınca paçayı nasıl sıyırdı ise, uçakla Washington’a kadar gitmiş. Son olarak kapkara tombul bir kedinin Beyaz Saray’da Obama’nın seçilmesi için kedi kolları başkanlığı yaptığı duyumunu alınca hemen Puşt Sarı’dan şüphelendim.

20121129-155433.jpg

Nasıl ki, Obama’yı seçerek/seçtirerek ezik halkın yanındayız imajı pompalayan Amerika’nın üstünü kazıyınca kirli emellerine tüm yoksul dünya milletlerini alet eden bir canavar çıkıyor; Beyaz Saray’daki o kapkara tombul kediyi kazıyınca altından bizim Puşt Sarı’nın çıkacağından eminim.