20120906-022504.jpg

Evden, mahalleden çıkalım. Şehre, üniversitelere yurtlara gelelim. Vara vara memleketimin haberleri gibi neresinden tutsam elimde kalan eğitim sistemine varalım. Eğitim sistemi kendi çamurunda 4+4+4 kere debelene dursun, kocaman bir adım atalım, Sayın CHP milletvekili Şafak Pavey hanımın verdiği önergeye bir bakalım:

“Karma yurtların ayrılması kararının, birbirini tanımadan yetişen cinslerin yetişkin olarak hayata atıldıklarında karşı cinsle sağlıklı sosyalleşmesini engelleyeceği gerçeği göz önüne bulundurularak karma yurtların ayrılması biçiminde gerçekleşen yeni uygulamanın gözden geçirilmesi düşünülmekte midir?”

Yukarıdaki cümleyi Ekşi Sözlük’ün anesthetized isimli yazarının sözlüğün Şafak Pavey başlığındaki yazısından aldım.

Merak edenler açsınlar sözlüğe baksınlar. Hali hazırda karma olan yurtlar, sessiz ve sedasızca tek erkek veya kız yurduna dönüştürülürken alıştıkları ortamlarından ve arkadaşlarından edilen öğrenciler, yetkililere seslerini duyurmaya çalışırken, gençlere duyarlı bir milletvekiline de dertlerini anlatabilmişler. Mesele aslında bundan ibaret.

Ama memleketin içinde bulunduğu ahval ve şerait içinde, yurtları zaten bilerek sessiz ve sedasızca kız veya erkek yurduna dönüştüren bir hükümet ve ona şakşakçılık eden bir sürü sözde basın mensubu varken bu önerge maalesef Şafak Hanım’ın ve CHP’nin elinde patlamaya mahkum.

“Yanlış zamanda doğru şeyleri söyleyen bir milletvekili” demiş kendisi için yine sözlükten birileri. Sonra da milletvekili maaşının yetmediğiyle ilgili açıklamalarına yapılmış haklı ya da haksız yorumlar var.

Kendi adıma ülkenin gerçeklerine bu kadar yakınmış gibi eğilen ama aslında ve maalesef bu kadar uzak kalmış bir parti ve onun milletvekilinin “Cumhuriyet” ve “Halk” kelimeleri ile anılması canımı yakıyor. Kadın ve erkeğin kasabalarda kaldırım değiştirecek kadar ayrıldığı, din kisvesi altında çeşitli kurslar, yurtlar, cemaat evleri aracılığıyla yetişmekte olan kız ve erkek çocuklarının birbirlerine öcü gibi baktığı bir neslin yetiştirilmekte olduğu bir toplumda, özellikle işin başını sonunu anlamadan/anlatmadan “din elden gidiyor, genç kızların namusu beş paralık oluyor” pazarlamacılığı ile çığırtkanlık yapan bir sürü gazete, dergi ve internet sitesi varken böyle bir önerge vermek kafasını kuma gömmekten de beter.

Kişi kafasını kuma gömse, en azından hiçbir şey görmeyip haberdar olmayacaktır. Bunlar gövdeleri kuma gömülü ama yüzleri diğer tarafa dönük durmakta ısrar ettikleri için böyle hışımla üzerine gelen recm yazılarının taşlarından onları altı ok falan da kurtaramayacak.

Şimdi anlıyor muyuz akarsuyun neden çukurunu kazdığını? Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler diyen Marie Antoinette’in neden başını giyotine kurban verdiğini?

O zaman buyurun yukarıdaki yazıya: