20120302-150853.jpg

Aşağıdaki kısa hikaye 14 Mart 1992 tarihli AVNİ dergisinin ‘Mizah Öyküsü’ bölümünde yayımlanmıştır.

Geç kalmış olarak bankanın kapısından girerken “Keşke müdür değil de gece bekisi olaydım” dedi Sevgi Bey. “O zaman sabah işe geç kalma derdim olmazdı.”

Odasına girdiğinde son kez acı acı çalmakta olan telefonun ahizesini zor kaptı:

“Alo Sevgi Hanım’la mı görüşüyorum?” dedi bir ses, sabah sabah insanın sinirini bozmaya bire bir bir ses tonuyla.

“Buyrun ben Sevgi Göktaş,” dedi bizimki. Bu kendisini kadın sananlar için kullandığı en erkeksi ses tonuydu.

“Pardon ben sizi bayan sanmıştım,” dedi öteki. Sonra da ahizeyi eliyle kapattığını sanarak yanındakine “Ay kız adamın adı Sevgi’ymiş!” diye kıkırdadı.

Telefonu kapattığında karşıdakinin yavşaklık derecesine varan gayri ciddiliğine ve her üç cümlede bir ‘Ay pardon ben sizi bayan sanmıştım’ demesine rağmen mutluydu. Adını ‘Sevgi’ koydukları için yine ailesine kızmak geldi içinden. Ama bu, insanların gizli kamera şakası yapılmış gibi karşısında şaşırıp kalmalarını görme fırsatı verdiği için vazgeçti.

Öğlen bir müşteri ile yemek randevusu vardı. yer ayırtacağı lokantanın numarasını buldurdu. Çevirdi. Bir kere çaldı, sonra açıldı.

“Sevgi Göktaş adına öğlen yemeği için yer ayırtacaktım,” dedi.

“Cam kenarında mı ortalarda mı olsun?” dedi öteki.

“Farketmez,” dedi bizimki, içinden ‘önceden seyahat firmasında çalışıyordu herhalde!’ diyerek.

Sekreterin müşterisine randevunun yeri ve zamanını bildirmesini istedi. Dosyanın kendi masasının üzerinde durduğunu öğrenince, “Tamam,” dedi. “Ben ararım.”

“Ahmet Turuncu: Ne komik isim!” dedi kendi kendine. “Keşke soyadı lacivert ya da yavru ağzı olsaydı, daha matrak olurdu.”

“İyi günler. Ahmet Bey’le mi görüşüyorum?” diye sordu elinden geldiğince resmi bir ses tonuyla.

“Buyrun ben Ahmet Turuncu” dedi karşıdaki. Bu, kendisini erkek sananlar için kullandığı en kadınsı ses tonuydu.

“Pardon, bir dakika,” dedi bizimki. Telefonu kapayıp on beş dakika kadar tepine tepine güldükten sonra numarayı bir daha çevirdi.

“Ahmet Hanım, ben Sevgi Göktaş. Bankanızın müdürüyüm.”

“Pardon bir dakika,” dedi Ahmet Hanım. Telefonu kapadı.

Yaklaşık on beş dakika sonra Sevgi Bey’in telefonu çaldığında ahizeye atlarken gösterdiği davranış biçimine psikolojide yeni gelin refleksi adı veriliyor.