İllüstrasyon Hakan Tacal... 2011 yılının Şubat ayında Gerede'de yaptığım arabamı perte çıkaran hafif kazdan sonra yazılmıştır... İnsanın beyni hep öngörüldüğü şekilde işlemiyor. Olmadık çocukluk anıları olmadık hücrelerden fırlayıp yolunu tıkıyorlar mesela yeni üzüntülerin. Ya da trafik istediğiniz gibi akmıyor vücudunuzun kırk tilkiden haramilerce kurtarılmış, aslında başkent olmayan yedi loblu başkentinde. İlle de bir köprü trafiği... Okumaya Devam et →
TOZLU HİKAYELER: TUĞBA OR NOT TUĞBA
Bu yazıyı 15 Ekim 1990 tarihinde yazmışım. 'Mışım' diyorum çünkü üzerinden o kadar çok geçmiş ki unutmuşum. Liseyi bitirip üniversiteye geçtiğim kışın başı... Ankara'da tüm ortaokul, lise ve üniversite hayatım boyunca kullandığım EGO otobüslerine kıllandığım bir an yazmışım anlaşılan... Buyurun beraber okuyalım... Önümde, bir şeyler yazmaya çabalayıp, (hem) kendimi -ego açısından, hem de EGO’yu kendi... Okumaya Devam et →
SEN DE BİR HİKAYE DİNLE
Hikaye dinle! Hikaye dinlet! Dedektif Dergi’deki hikayeler artık bir kulaklık ve bir tık uzağında! Hani eskiler hikaye anlatırlarmış ya soba önlerinde toplaşan çoluk çocuğa. Hele bir de kestane çiziverdi mi evin hanımı, değme sen dinleyenlerin keyfine. Artık ne eski hikayeler kaldı ne de o eski hikayeleri anlatan dedeler diye üzülmeyin diye ‘Sen de bir hikaye... Okumaya Devam et →
BABA BİZ NEDEN HİÇ ‘BİR ŞEY’Cİ OLMADIK?
70'li yılların sonlarıydı. Çocuktuk, evde Philips marka, dışı bordo bakalitten bir radyo türküler söyler dururdu. Beraber söylediğimiz türküler de vardı, solo söylediğimiz türküler de. Evde annem şarkı-türkü söyler, biz de dilimiz döndüğünce eşlik ederdik telgrafın tellerine. 70'ler bitip 80'lere gelinmişti. Benim ilkokul birdeki okuma bayramımda, benden üç buçuk yaş küçük olan erkek kardeşimi türkü söylesin... Okumaya Devam et →
ARABA KULLANIRKEN MÜZİK DİNLEMENİN FAYDALARI
Yoğun tempolu iş hayatınızda --yoğun tempo da ne ola ki? Kim koşturuyor sizi iş hayatında? Herkes futbolcu ya da jimnastikçi mi burada? Tempolu hayat! Sanki bir ki üç, bir ki üç, bir ki üç kıvırarak yürüyor herkes. Evet, kıvıranlar var ama onlar da vals ritmi kullanmıyorlar pek!-- Gene laf karıştı. Ne diyorduk, iş hayatınızda --ne... Okumaya Devam et →
ORGANZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Bu dünya erkek egemen bir dünya. Ama erkekleri biz kadınlar egemen yapıyoruz. Çünkü bu kolayımıza gidiyor. O akşam komiser yardımcısı Necmi saat tam 19.00'da kapıyı çaldığında hepimiz süt dökmüş kedi gibi bekliyorduk. Annem kucağındaki, kırk santime kırk santim beyaz organze yüzü dantel kaplı kıymetli kırlent yastığından gözünü ayırmadan oturuyordu. Dayım TV'nin karşısında elinde kumanda ama... Okumaya Devam et →
ÇORBACI
Gölge Dergi Ağustos 2017 tarihli 119. sayısı "Editör der ki" yazımdır. İllüstrasyon, Nilay Adlım... Günlerden bir gün, şehirlerden bir şehirde, tüm şehrin davet edildiği dillere destan bir düğünde düğün çorbası pişirmek üzere şehrin en ünlü çorbacısı çağrılır. Düğünde çorbayı içen herkes zehirlenip hastaneye kaldırılır. Savcılık, bu kadar büyük çaplı bir organizasyonda, bu kadar çok kişiyi... Okumaya Devam et →
ÇİZGİ-ROMAN TANITIM: KARABALA
Sinema yönetmenlerine çok özenmişimdir. Anlatmak için sayfalarca kelime ile uğraştığınız bir sahneyi, bir anlık görüntüde yakalayıverirler. Lakin kim bilir ne zor iştir yönetmen olmak, çünkü kaprisli yıldız oyuncularından tutun da yardımcı oyuncusu, setçisi, ışıkçısı, senaristi, makyözü, resim seçicisi, kurgucusu kameramanı, hepsi ayrı ayrı ilgi ve dikkat ister. Ya bunların hepsi bir kişide toplanırsa?... Okumaya Devam et →
BİR KADIN…
Bu hikayem Gölge Dergi'nin Mayıs 2017 tarihli 116. sayısında yer almıştır... İllüstrasyon Işın Özel (TOKOL)... My Eyes Have Seen You - The Doors İlk Tanışma: 'Düş peşindeysen, düş peşime' yazıyordu arabasının arkasında. Klişeydi belki ama, insan ne zaman, neyin peşinden giderse, karşısına güzel bir şey çıkacağını kestirebilir miydi? O muhteşem yeşil renkli spor arabasıyla kırmızı... Okumaya Devam et →
