uyku diye bir şey yoktur Kendimi edebî bir hikâyenin içinde bulmayalı uzunca bir zaman olmuştu. Ne de olsa üç metre karelik bir yaşamın ve uykunun kayda değer bir yanı olmasa gerekir. Kırsalda başlayan eğitim macerası kasaba okullarına, oradan da dershanelere olanca hızıyla ilerlemişti. Bağlarbaşı’ndan Kadıköy’e tek kişilik bir kortej ise yüksek eğitimin nihai törenine hızlı... Okumaya Devam et →
UYKUSUZ MİSAFİR – I
BİLİNDİK ÖYKÜ DENEMELERİ II/ MEZARLIKLARDAKİ YEŞİL ÇİMENLER DAHİ SARARMAYA BAŞLADI; VE BEN HALA NEFES ALABİLİYORUM Normal şartlarda sekiz saat uykunun bana yeteceğini bilirim. Lakin bugün öyle olmadı. Sabah 06:00’da yatmış olmamın akşama kadar yatmak için bulunmaz bir fırsat olduğunu devamlı kendime fısıldadım. Saat 13 gibi Zahar odadan içeri girdi. - ‘‘Efendim uyanma vakti, kahvaltıyı hazırladım.’’... Okumaya Devam et →
ORHAN GENCEBAY’IN DOKUZUNCU (YAŞ) SENFONİSİ
Orhan Gencebay, arabesk müzik olarak adlandırılan müziğini "Yanlıştır ve eksiktir" diyerek reddedip "Serbest Türk Müziği", "Özgür Türk Müziği" ya da "Gencebay Müziği" gibi kavramlarla adlandırıyor. Bu bir Vikipedi bilgisi. Müziğe altı yaşında başladığını öğrendiğimiz Gencebay'ın çaldığı bilinen enstrümanları sırasıyla yazarken bile hayrete düşüyor insan: Keman, mandolin, bağlama, tambur, tenor saksafon. 1966 yılında TRT İstanbul Radyosu... Okumaya Devam et →
POLİS BİBER GAZI SIKMIŞ GÖZLERİMİN YAŞINA BAK
29 Ekim 2012. Fazla söze gerek yok. Vatandaşa yol, su, elektrik olsun diye toplanan vergiler biber gazı olarak geri döndü. Cumhuriyetini kutlamak için; provokasyonsuz, elinde anlı şanlı al bayrağından başka bir şey taşımadan Ankara-Ulus'ta toplanmış yüzlerce insan gibi ben de biber gazına maruz kaldım. Allah, devletime zeval vermesin, ama hükümeti bildiği gibi yapsın diyorum. Dediğim... Okumaya Devam et →
I CAN HAIL THE WORLD BUT MAY I HEAL THE WORLD?
Здравстуйте Russian Federation! Hi United States! Hallo Deutschland! Hello United Kingdom! Selam Azarbeycan! Hello South Africa! Salam Saudi Arabia! Hello Switzerland! Hi Netherlands! Zdravo Serbia! Hola Mexico! Salut France! Hello & Salut Canada! Ciao İtaly! Hello Georgia! Hello Bosnia and Herzegovina! Hi Austria! Hello Bulgaria! Hello New Zeland! Selam Kıbrıs! Χαιρετισμός Greece! Hello Brazil! Salam... Okumaya Devam et →
UZUN HİKAYE’DEN PAYIMIZA DÜŞEN HİSSE
Osman Sınav Zaman gazetesindeki röportajda "Hikayeyi okuyan ya da okumayan insanlar bu filmde ne bulacak?" sorusuna: "...Ülke meselesi halletmiyoruz, bir gönüle girebiliyorsak bu daha önemli" diye cevap vermiş. Yanılmış. Bulgaryalı Sosyalist Ali, cami çıkışında kendisini haksız yere tehdit eden zabıta müdürünün boynuna kalemini dayayarak: "Namaz mı kıldın az önce? Halkı kandırdığın gibi Allah'ı da mı... Okumaya Devam et →
KÖPEK EĞİTİMİNDE HEDEF: 2.0.7.1.
"Ölen köpeğimle bir gün geçirebilmek için hepinizin köpeklerini uçurumdan aşağıya atabilirim. Ama o bir günde bile köpeğimle beraber aynı yatakta yatmam. Bu bir disiplin meselesi. Anladınız mı?" Bu sözler benim sözlerim değil. Bunlar Almanya'dan eğitimli köpek eğitimcisi Sayın Erkan Dişoğlu'na ait. Duyduğum anda "Sizin beraber yaşadığınız bir çocuğunuz var mı?" diye sormak istedim kendisine. Ama... Okumaya Devam et →
Y BORUSU
Taşınmak evinizi bin parçalık bir yap-boz gibi parçalara ayırmak ve sonra diğer evde taşıyıcı adamların hallaç pamuğu gibi dağıttığı parçaları birer birer yerine koymaktan ibaret. Biraz sabır ve biraz kararlılık istiyor o kadar. Taşındıktan sonra bir eve neler gereklidir? Neler gerekli değildir ki? Ben eve (sanırım) tam anlamıyla yerleşirken ve her odayı tek tek kafamda... Okumaya Devam et →
KEYFE KEDER
Kendi gazetemin patronuyum. tugbaturan.com'un tek yazarı, baş yazarı, editörü, fotoğrafçısı, muhabiri, sayfa düzenleyicisi, yazı işleri müdürü, halkla ilişkiler müdürü, tanıtım sorumlusu, çaycısı, temizlikçisi ve ev sahibiyim. Bu hem iyi hem kötü. Hem içinden gelen her şeyi yazmak hem de yazmamak, hem memlekete dair her şeye isyan etmek hem de kendi içinde olan bitenlere kulak vermek... Okumaya Devam et →
