SANA NE LAZIM?

Bazen susmak, konuşmamak lazım. Hiçbir şey yapmadan durmak, koşmamak lazım. İnanıp bu memlekette hâlâ güzel şeyler olabileceğine, olana bitene fazla ses çıkarmamak lazım. Her gün haberleri açmamak lazım. Trilyonları götüren yerin altına batasıcalar dururken, neden hep fakir işçiler göçük altında kalır diye sormamak lazım. Bir Âdem’e bin oda nasip eden Allah, neden bir diğer Âdem’e... Okumaya Devam et →

SEYFETTİN EFENDİ’NİN EFLANİ SEYAHATİ

Seyfettin Efendi evimize geldi, hoş geldi. Geliş hikayesi burada. Eğer kim bu Seyfettin Efendi derseniz, kendi hikayesi de burada... Bu İstanbul beyefendisinin akıllı olduğu kadar meraklı olduğunu görmüştük. Zaten İstanbul gibi uzun yollardan gelmiş birini civarda gezdirmemek, hele hele iş yerimin bulunduğu nadide ilçemiz olan Eflani'ye götürmemek ayıp olurdu. Yola çıktığımızda Seyfettin Efendi'nin tamamen yabancı... Okumaya Devam et →

SEYFETTİN EFENDİ’NİN GELECEKLE İMTİHANI

SEYFETTİN EFENDİ: 28 Ekim 2014. Saat 13.06.23. Gönderen tarafından kargo denen teşkilata teslim edilişim. Sıkışık mıyım? Evet. Mutsuz muyum? hayır. Her yeni yolculukta bir hayır vardır. Bekliyorum. 28 Ekim 2014. Saat 13.26. Safranbolu'ya gönderilişimin alıcı tarafa haber verilişi. Elektronik ortamda olan her şeyi görebilirim. 29 Ekim 2014. Saat 00.50. Alıcı teşekkürle beraber kargo teşkilatını soruyor. Demek... Okumaya Devam et →

SON CUMHURİYET BAYRAMI

- Öğretmenim bayrak ne renk olur? - Bu saatten sonra fark etmez çocuğum, sen kafana göre takıl... Her şey kısa. Her şey komik artık. Gülmek kısa. Ağlamak kısa. Yas tutmak kısa. Eğlenmek kısa. 7 saniyelik videolarda ha bire değişen görüntülerle eğlenen gençliğin adresi kısa: aaabbbccc.com. Anne bak ne komik video diyor oğlum, ama o müziğin... Okumaya Devam et →

ÇOK AFFEDERSİNİZ AĞZIMI BOZMADAN YAZAMADIM

Ortalık kan gölüne dönmüş hala diyor ki süreçtir bu, bu bir çözüm Yahu adam ne demiş" Vakit tamam seni terk ediyorum / Hoşçakal iki gözüm" Çok affedersiniz ağzımı bozmadan yazayım diyordum Bunca zamandır olan biteni ya sabır çekerek seyrediyordum E ama mahallenin orospusunun kızına nişan edip de Sonra ben bu kıza nikah kıyamam komşular, bu kızın... Okumaya Devam et →

ULAN İSTANBUL!

Ulan İstanbul kaçma! Yüzünden ne gördüm de arkandan göreceğim. Sen benden uzaklarda çığırırken türkünü, ben burada muhtemelen yalnızlıktan öleceğim. Ulan İstanbul dokunma! Zülfüyare, yarin zülüfü dökülmüş olsa da yüze. O kirli sakallı elli milyon Türk erkeğinden biri olsa da, kaldıramaz senin yokuşlarını bu yorgun kalbim çıkamaz düze. Ulan İstanbul doldurma! Elindeki tüfeği tutma bağrıma bağrıma.... Okumaya Devam et →

BENİ BÖYLE SEV-ME

Sayın Orhan Gencebay; Belli ki bazılarımızın tepkileri sizi çok rahatsız etmiş. Ben de kaç gündür size tepki verememekten dolayı rahatsızım. Birileri bir yere davet etmiş ve siz de buna icabet etmişsiniz. Buradan bakınca üzülecek, kızılacak, şaşılacak bir şey yok. Amma ve lakin... Memleketin güney ve güneydoğu sınırları kelimenin tam anlamıyla kevgire dönmüşken... "Sınırımızdan içeri yüz... Okumaya Devam et →

TAŞ VE YUMURTA

Öyküm, Seyfettin Efendi Hikaye tamamlama yarışmasında birinci olmuş ve Gölge e-Dergi'nin Eylül sayısında Devrim Kunter'in çizimiyle beraber yer almıştır.Facebook'tan oy veren herkese teşekkürler. http://issuu.com/golgedergi/docs/golge_derg_eylul_2014_sy_84 * * * 9 Haziran 1923 Belgrad Ormanı, İstanbul. Seyfettin Efendi, ne zaman içine girse hep huzursuzluk dolduğu ormandaydı gene. İki haftada aldığı üçüncü cinayet ihbarıydı bu! İlk ikisinde olduğu gibi... Okumaya Devam et →

O ÇİNGENE

Babaannemi her pazar günü ziyaret ederim. Öyle oradan, buradan, şuradan konuşuruz. Genellikle ben konuşurum, o dinler. Pek karışık konulara dalmam aslında. Bu sefer nasıl olduysa benim de kafa karışıktı. Konuya bodoslama dalmışım: - Babaanne duydun mu IŞİP Nusul'a girmiş? - Girecek tabii! Petrol var orda! Onlar girmesin de seksen yaşındaki babaannen mi girsin? - Haydaaa?... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑