vekillere_bir_kiyak_daha_h63126

1)      Milletvekillerine en yüksek devlet memuru maaşı verilecek,

2)      Milletvekili maaşları asla haczedilmeyecek,

3)      Milletvekilleri ve ailelerinin tedavi masrafları ömürlerinin sonuna kadar TBMM bütçesinden karşılanacak,

4)      Milletvekilleri tüm sosyal tesislerden o kurumun en yüksek dereceli personeli gibi faydalanacak,

5)      Milletvekillerine süresiz silah ruhsatı verilecek; bu ruhsatlar vergiden muaf olacak,

6)      Milletvekillerinin temsil niteliğindeki tüm masrafları TBMM tarafından ödenecek,

7)      Milletvekili araçlarına trafikte ceza kesilmeyecek; plakalarına yazılan trafik cezaları şahıslarına değil TBMM’ye gönderilecek; araçlarına tıpkı ambulans, itfaiye, polis gibi geçiş üstünlüğü tanınacak,

8)      Milletvekillerinin protokoldeki yerleri öne çekilecek, emekli bile olsalar protokoldeki yerleri korunacak,

9)      Milletvekilleri şu anda kullandıkları diplomatik pasaportu emekli olduktan sonra da kullanacak,

10)  Milletvekillerinin vefatı durumunda Ankara’da TBMM tarafından, Ankara dışında valilikler tarafından cenaze töreni tertiplenecek ve ailelerine 12 maaşı tutarında ölüm yardımı verilecek,

– Sayın Milletvekilim, bu yasaya halk arasında “kıyak yasa” diyorlarmış.

– Nasıl yani? Daha kayak masraflarını eklemedik oğlum. Yaz bakalım:

11)  Her kış İsviçre Alplerinde kayak, her yaz Côte d’Azur sahillerinde sörf yapılacak.

– Sayın Milletvekilim bu yasa kişiye özel değil maalesef.

– Nasıl değil ya! 550 kişiye özel! Benim kız  her hafta bir orcinal parfüm bitiriyor: Versace. Devlet bunun parasını elbet versace. Oğlan La Liga ve Bundesliga’nın bütün maçlarını seyretmeye gidiyor. Yengen, arkadaşlarıyla bir Avrupa’da bir Uzak Doğu’da gün yapıyor. Arada Sayın Först Leydi’lerle Umre’ye gittikleri de cabası. Bunları da ben ödersem bu devlet yıkılsın artık.

– Bu gidişle başınıza yıkılacak inşallah!

– Ne dedin sen?

– Yok yani Sayın Milletvekilim, demek istediğim dağdakilerle barış sürecindeyken biraz ters olmuyor mu tüm bunları yasaya eklemek?

–  Dağdakiler gelir bağdakileri kovar oğlum. Sana ne bundan. Hem barışsa barış. İnsan önce kendisiyle barışmalı. Ne diyor adam iç huzur önemli. Estetik operasyonlar, yengenin botoxları falan hep bunun için.

– Sizin mutluluk çubuğunuz Sayın Milletvekilim?

– Höst! Karıştırma oralarını. Hem ne diyor: Moda milletvekilinin kendine yakışanı giymesidir.

– Neslihan Yargıcı öyle demiyor ama Sayın Milletvekilim.

– Ne yargıcı oğlum. Yargıç margıç karışamaz bu işe. Zaten kalmadı ya karışabilecek olan. Hepsi avucumuzun içinde. Sen durma yaz:

12)  Milletvekili çocuklarına ayda bir iPhone 5 istihkakı verilecek.

13)  Ayrıca arabalarını her ay değişik renge boyatma masrafları karşılanacak

14)  Yengenin ay pardon bayan milletvekillerinin dip boya, röfle ve bilumum kuaför masrafları da devlet tarafından karşılanacak.

– Sayın Milletvekilim sizin saç boyama masrafınızı da ekleyeyim mi? Bir de son olarak sırtınızdaki kıllara lazer epilasyona çok para ödemişt_

– Oğlum karıştırma oralarını. Erkek adama öyle masraf yazılır mı? Hanımınkini iki kat gösterir oradan şeederiz. Neyse nerede kalmıştık?

– Lazer epilas_

– Yahu bırak onu. Sen şunları yaz:

15)  Her milletvekilinin evine en az iki akıllı televizyon alınacak.

– Hiç yoktan TV’leir akil olsun bari.

– Ne dedin?

-Yok bir şey Sayın Milletvekilim. Siz buyurun.

– Yaz, hani bir de şu Vestel reklamlarında yemek yapan robotlar var ya. Onlardan da yaz.

– Sayın Milletvekilim onlar animasyon!

– Ne nanemasyonsa işte. Öhm. Şeyi de yaz. O hani renk değiştiren buzdolabı reklamı var ya. Oradaki yeşil elbiseli kızımızı da yaz listeye. Yarın gelsin danışman sekreter olarak başlasın.

– Efendim o geçen hafta filan partinin falanca il milletvekili ile imamlandı, aman nikahlandı, ay aman imam nikahlandı.

– Olsun oğlum. Ölüm yok ya ucunda. Sen yaz gene de. Belli mi olur? Onun da masraflarını öder bu millet. Metresimizin metresi 1000 avrodan giydiği elbisecikleri de öder. Mesele halkın refahı değil mi? Halk yani biz. Biz kimiz? Seçilmişler. Madem seçtiler başlarına işleri ne. Ödesinler. Hem ne demiş atalarımız:

“Bir Türk milletvekili dünyaya bedeldir”.

– Türk demeyelim orada Sayın Milletvekilim. Sayın Başbakanım Türklüğü ayaklarının altına almıştı ya. Türk demek bu süreçte pek yakışık almaz.

– Tamam da oğlum ne diyeceğiz başka? Türk yasak. Vatan yasak. Millet yasak. O kadar ithal malzemenin adı geçti yasada. Bunları getirip memleketimizde satanlara karşı ne diyeceğiz peki?

– SATAN SAĞOLSUN diyeceğiz Sayın Milletvekilim.