Diyanet 1000 kişilik molla kadrosu açmış. Dini eğitim almamış ama halk arasında dini bilgileriyle saygınlık kazanmış kişilerden sınavla eleman alacakmış.

Ben Cübbeli Ahmet Hoca’nın kendi mahalemin mollalığına atanmasını istiyorum. Türk Eğitim Derneği’nin okullarından birine yolladığım sekiz yaşındaki oğlumu da onun himayesine veriyorum. Geçen gün Hüseyin Avni Cinozoğlu’nun büyüyünce ne olmak istersin sorusuna “kısa yoldan para kazanacağım bir işim olacak” demişti nasıl olsa. Bundan iyi fırsat mı olur?

***

– Evlat sen sünnet oldun mu?
– Oldum hocam.
– Pekâlâ. Sen artık erkeksin. Ulu orta yerde gülüp konuşan başı açık kızların yanından uzak duracaksın. Kadın şeytandır. Erkeğe her kötülüğü yaptırır.
– Hocam ikide bir senin yanına getirilen Rus kadınlar şeytan değil mi peki?
– Onları karıştırma evlat. Onlar yanlış yola düşmüş kardeşlerimiz. Neyse.

***

– Senin hiç Yahudi arkadaşın var mı?
– Var Hocam.
– Zinhar onunla arkadaşlık etmeyeceksin. Onlar abdestsizdir. Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmezler. Televizyonda sürekli açık çıplak namahremler var. Gâvur icadıdır. Televizyon sana yasak artık.
– Peki ya bilgisayar Hocam?
– Orada internet denen bulaşıcı hastalıkları yayan bir âlem vardır ki o hepten yasak.
– Hocam peki sizin elinizdeki iPad ne? O da gâvur icadı değil mi? Sürekli internette yabancı kızlarla konuşmuyor musunuz?
– Tövbe de, hâşâ de evlat. Ben fikir ve zikir olarak dine imana ihtiyacı olan kardeşlerime doğru yolu gösteriyorum.
– Doğru yolu gösterirken o kadınların kamerada soyunmaları mı gerekiyor Hocam?
– Seni gidi bilmiş seni. Ders bitti yürü hadi!

***

– Senin hiç Hıristiyan arkadaşın var mı evlat?
– Var hocam. İngilizce dersinde mektup arkadaşı olmuştuk. Adı Chris.
– Aman ha. Sakın ha. Onlar sünnetsiz olur. Hem sen bilir misin Chris kimin adı? İsa’ya Christ derler onlar. İngilizce Hıristiyan manasına gelen kelimenin de kısaltılmış halidir. Ondan gelen mektup da, haber de, SMS de, elektronik posta da mekruhtur haberin ola.
– Hocam senin bu kameradan konuştuğun kadınlar da Hıristiyan değiller mi? Hem de namahrem. Onlar mekruh değil mi yani?
– Derse dön! Derse dön! Nerde kalmıştık?

***

– İleriki hayatında kendine eş seçeceğin kadın adaba uygun olarak örtünmüş ve çalışmayan bir kişi olmalı. Yok iş hayatından boyalı saçlı, açık başlı bir hatun kişi seçersen onu ikna edeceksin ki başını örtsün evde otursun.
– Ya istemezse Hocam?
– İkna edeceksin dedim evlat. Her türlü deneyeceksin.
– E hani dinde zorlama yoktu?
– Din insanı kötü şeyler için zorlamaz. Ama iyiliğe sevk etmede biraz zor kullanılabilir. Erkek gücünü dişisine göstermezse sözünü nasıl dinletecek?
– Hocam siz de iyiliğe sevk edebilmek için mi o kadınları Rusya’dan getirtip sizin için çalışmaya zorluyorsunuz? Sizin gibi gücünü kullanmaktan sakınmayan bir erkeğin namahrem dediği kadınların namusuna göz dikerek ve bunu başka erkeklere pazarlayarak para kazanması caiz midir?
– SEN NE BİÇİM KONUŞURSUN BRE MELUN! Hep o anan olacak boyalı kafalı sokuyor bu fikirleri kafana!
– Hocam benim dedem hacıdır. Geçen hafta annem dedemi öğlen namazında Süleymaniye Camii’ne, akşam İstiklal Caddesi’ndeki büyük bir İtalyan kilisesi olan Sen Antuan Kilisesi’ne götürdü. Hatta çıkışta anneannem merak edip ücretsiz İncil dağıtan birinden İncil bile aldı. Sonra dedem oğlum, dedi bana. Biz Müslümanız. Bu son büyük din. Ama Hıristiyanlık da, Musevilik de Allah’ın yolladığı dinlerdir. Tüm peygamberlere saygımız vardır. Onlar İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna inanırlar, biz İsa’nın peygamberliğini kabul ederiz. Kimseyi bizim inancımıza inanmıyor diye yargılamaz, kimseyi bizim gibi düşünmeye zorlamayız. Dinimizin temelinde hoşgörü vardır. Lakin bizi dinin kuralları ile korkutarak üzerimizde baskı kurmaya çalışanlar sadece kendi amaçlarına, ceplerine ve çıkarlarına hizmet edenlerin kuklalarıdır.
-?!?!?!?!?!?!?!?!?!?!?

***

Bu sözlerden sonra Cübbeli oğlanı yanından kovacak. Beynini yıkayabileceği başka çocuklar bulmak ve dini kendi öğrenmek, algılamak yerine başkalarının yalan yanlışlarından öğrenmeye çalışan cahillere mollalık etmek üzere yoluna devam edecek. Peşinden giden Rus kadınları hiç saymayacağım.

Milli eğitim ilkokul ve ortaokulu tekrar birbirinden ayırmaya kararlı. İmam hatip liselerinin tedrisatından geçecek beyinler ne kadar küçük yaşta yıkanırsa onlar için o kadar iyi. Ne olursa olsun oğlum eğitimine “TÜRK” Eğitim Derneği’nin okullarında devam edecek. Çünkü amacımız, kendisine Hıristiyan, Yahudi, Budist farklı düşünen her kim işaret edildiğinde, beline kadar sakalı ile eline bir silah tutuşturulduğu anda gözü dönecek bir insanlık düşmanı yetiştirmek değil. Dünyadaki tüm canlılara saygı ve sevgi dolu, küçülen şu dünyada ayrım yapmadan, istediği her ülkede, her ırktan, her dilden, her dinden insanla anlaşabilecek bir evlat yetiştirmek amacımız.

Zamanı gelince pılını pırtısını toplayarak terk-i diyar edecek Cübbeli ve onun gibilerin arkasından söylenecek tek cümle var:

DİNİ ALET EDEREK HAYATIMIZA DİL UZATANLAR ÖNCE KENDİ ALETLERİNİ NEREYE UZATACAKLARINI İYİ BİLSİNLER.