Ölümün pornosu olur mu demeyin Tükiye’de olur. Hem de gazetede sürmanşette!

7 Ekim 2011 cuma tarihli HABERTÜRK ‘Kadına şidette son nokta’ başlığıyla rezil ve berbat haberciliğine son noktayı koydu. Haberin asıl önemli kısmı başlık değil. Başlığın altında çırılçıplak kanlar içinde ve sırtında bıçakla yatan bir kadının kocaman fotoğrafı!!

Ey erkeğin kadına mütemadiyen uyguladığı şiddeti kınamaya çalışırken bunu yüzüne gözüne ve dahi o masum kanları da bizim yüzümüze bulaştıran zihniyet! Basacaksan elleri kanlı cani kocanın resmini bassana tam sayfa! Katilden ders alsın eğer ders alınacaksa! Maktûl kime ne zarar etmiş ki iki çocuk annesi zavallı bir kadının ölmek üzere iken ambulansta işgüzar bir fotomuhabir tarafından çekilen resmini deşifre edersin!

Spor ekine şaka gibi ‘Mutluluğun resmini çiz diyen ey izansız zihniyet! Ön sayfada ölümün resmini çizmişsin ya yetmedi mi!

Ey hayasız edepsiz yandaş gazete! O kadının cehenneme direk olası bir kocası olmadan önce bir anası bir babası vardı ve belki de hala var. Kızının çaresizlikten Allah’a havale edeceği bir şerefsizin bıçak darbeleriyle öldürüldüğünü öğrenen bu ana babayı senin de gazete sayfasıyla bıçaklamanın alemi var mı?

Üzerinde ‘ÖLÜM’ ve ‘PORNO’ kelimeleri geçmesine rağmen çocukların ulaşabileceği bir kitap olarak algılayan Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu Başkanlığı diye bir kurum var madem, bugünkü HABERTÜRK’ün ön sayfasından çocukları nasıl koruyacakmış incelemiş mi sorarım! Evlatları, senin evladın, benim evladım masanın orta yerde günlük gazete sıfatıyla duran ‘ÖLÜM’ÜN PORNOSU’nu görüp de ‘Anne bu kadına ne olmuş böyle?’ dediği zaman kim cevap verecek?!

Ey Cumhuriyet Savcısı! Başka bir ülkede başka bir dilde yazılmış, kitap niteliğinde basılmış, üstelik görsel herhangi bir içerik içermeyen ‘Ölüm Pornosu’ adlı kitabı yayımlayan Hasan Basri Çıplak ve çevirmeni Funda Uncu için iddianame hazırlamışsın madem, bugünkü HABERTÜRK de birçok gayri ahlaki ve edebi olmayan anlatımlar içeriyor! Hani adaletin kılıcı? Kimleri kesmek için kuşanıyorsunuz o kılıcı??

İddianamede kitabın asıl ağırlığının cinselliğe yöneltilmiş olduğu ve bu nedenle toplumun ahlak yapısı ile bağdaşmadığı, bu hali ile de müstehcen bulunduğunu ve hiçbir uyarı yapılmadan satışa sunularak çocuklara ulaşmasını engelleyecek hiçbir önlem alınmadığı dolayısıyla suçun oluşumu için yeterli veri olduğunu bildirmişsin!

Bu suçların hepsini HABERTÜRK bugün işledi. Üstelik cinayetten bir iki saat önce çocuklarına kahvaltı hazırlamış, biraz sonra evini süpürecek bir kadının izni olmadan çıplak ve yaralı resmini basarak tüm insan haklarını çiğnedi.

Benim gözümde bütün kocasından şiddet görmüş ya da görmemiş kadınlara hakaret etti.

Ey Cumhuriyet Savcısı! Yabancı dilde yazılmış yabancı hayatları anlatan bir kitap hakkında gösterdiğin hassasiyeti bu gazete hakkında da göstermeni bekliyorum. Bu meseleyi hala güvenilir insanlar barındırdığını düşündüğüm Türk adalet sistemine emanet ediyorum.

Tek sözüm var. Haberden sorumlu olan herkesin başına bir gün aynısı gelecek inşallah!