İsmi lazım olmayan, aslında neden olmasın, Zaman gazetesinin dördüncü sayfasında iki tane haber alt alta bugün:

DÜĞÜN GECESİ GELİNE DAYAK

YÖK: PROF. ÇEKER’İN ‘DEKOLTE’ AÇIKLAMASINDA SUÇ UNSURU YOK

Yok, çünkü bir erkeğin bir kadına saldırması için dekolte giymesine gerek yok. Helâli, karısı, kadını, sevgilisi, annesi, kız kardeşi olması da bir şeyi değiştirmez. Değişmeyecek tek şey erkeğin içindeki yüce benlik, benim sözüm dinlensin, benim dediğimden çıkılmasın, diyen aklından, fikrinden aslında her şeyinden daha büyük olan EGOsudur.

Bizim gibi ilkelliği benimsemiş ve bundan kurtulmak istemeyen toplumlarda büyük şehirde yaşayan erkeğin hala ‘ben istediğimle gezip tozuyum ama sonra gidip köyden eline erkek eli değmemiş kızla evleneyim’ bilindik olayını gütmesi hep bu egosu yüzündendir.

Erkek evinde, mutfağında, yatağında eline erkek eli değip değmeyen kızdan ziyade dünyada erkek eli olarak ilk kendisinin değmiş olduğu bir kadın ister. Çünkü kendine güvenmez. Kendi aralarında iki bira içtiler mi yalancı avcı edasıyla ‘arabada beş evde on beş’ şarkısı eşliğinde övündükleri şey, aslında toplumun lüzumsuz yere fazlaca mana yüklediği ‘erkeklik’ meselesinin altında ezilir. Arabasını, tuttuğu takımın gollerini, giydiği pantolon markasını, son model telefonunu ve hatta ‘eğlenilecek kız’ olarak gördüğü sevgilisini bile kıyaslayan erkek; kendisi asla kıyas kabul etmez.

Özellikle dışarıda ağır işlerde çalışan, evde karısı ve birden fazla çocuğun tek para kazanan kişi olan babanın eline bakarak hayatlarını sürdürdüğü ailelerde işten hırsını alamayıp çocukları, çocuklardan hırsını alamayıp karısını döver erkek:

Kadın sesini yükseltti, bahane;
Kadın yemeği soğuttu, bahane;
Kadının annesi evde, bahane;
Kadın camdan baktı, bahane;
Kadın suyu geç getirdi, bahane;
Çocuklar içerden anne diye seslendi; bahane;
Televizyonun kumandasını bulamadı, bahane.

Elini kaldır, yumruğunu sık ve vur. Elini korkak alıştırma, karşındaki sana karşılık verebilecek güçte değil nasıl olsa. Vur, vur, vur. Vur Allah vur. Hatta Allah yarattı demeden vur.

Neden? Çünkü yapabiliyorsun da ondan.

İşyerinde patron tuvaletleri mi temizletti? Bir daha vur.

Yolda ev sahibin çevirip 5 aylık borcu mu sordu? Bir daha vur.

Ağzından burnundan kan mı geldi? Beline vur.

İki büklüm oldu yere mi kıvranıyor? Sırtına vur.

Bacaklarına tekme at.

Kasıklarına tekme at.

Hamileyse senin gibi bir şerefsizin bir çocuğunu daha dünyaya getiremesin.

Hamile değilse bir daha doğuramasın!

Ya başkasıyla evlenirse mi? Sen hapisteyken mi? Neden? Hapisten çıktığın zaman onu da yeni evlendiği adamı da bıçaklamayacak mısın? Hapiste adam mı olacaksın?

Biz asmayıp besleriz seni de merak etme. Ne caniler besliyoruz şu memlekette!

Kadın annesine ağlar, bahane;
Kadın boşanmak ister, bahane;

Kadın insan olmak ister.

Kadın insanca yaşamak ister.

İnsanca yaşamak insanlar arasında mümkün maalesef. Daha beyin olarak değil insan; yavrusunu kucağına alıp daldan dala taşıyan o maymunların seviyesine kadar bile erişememiş erkeklerle yapamayız bunu.

Dini ahlak, örtünmeyi din, kadını toplumdan soyutlamayı iffet,

kadının toplum içinde yer almasını da ahlaksızlık olarak gözümüze sokan

bir takım fikir/SİZ izan/SIZ ve muhakeme/SİZlerin sayesinde hala

kadının yakasının dekoltesinden bahsetmekteyiz.

Kimse erkeklerin gösterdiği şiddetin, toplum hayatından başta kız çocukları olmak üzere tüm kadınları kısıtlamak yüzünden olduğunu konuşmuyor. Daha ergenlik çağlarından erkek egemenliğinin pohpohlandığı ortamlarda yetişen erkek güruhu, kendilerini doğuran en kutsal varlık olan analarına bile utanmadan yüzleri kızarmadan küfrederken her ortamda, sokakta gördüğü mini etekli bir kıza, sevgilisiyle edebince gezen bir genç kıza ya da kendi rızası sorulmadan nikah kıydığı savunmasız bir el kızına eziyet etmiş, küfür etmiş, ağzını burnunu dağıtana kadar dövmüş çok mu?

Memlekette bu kadar çok örümcek kafa ve bu örümcekleri besleyen bu kadar çok yandaş sinek varken zor adam olur(sun)uz.

Allah hepinizi radyasyonundan korusun. Amin.