Erkekler ağlamaz diye başlıyor albüm. Şebnem Ferah ve Nilüfer’in DNA sarmalı gibi birbirinin içinden geçerek kulağımıza ilişen sesleri, bir erkeğin sahte gözyaşlarına yazılmış şarkıyı ne güzel de kalbimize kadar getiriyor. Kim bilir ne büyük heyecanla söylendi o şarkı? Düşünsenize koskoca Nilüfer ve siz..

Sadece “Sensiz Olmaz” şarkısının düzenlemesi Atilla Özdemiroğlu’na ait. Diğer şarkıların düzenlemesinin ise şarkıyı seslendiren grup ya da şarkıcı tarafından yapıldığı albümün ön hazırlık çalışmalarına gidelim hep birlikte. Çocukluklarını, hatta annelerinin ilk gençlik yıllarını süsleyen bu şarkıları seslendirecek bir sürü ses. Teklif edilmesi bile çoğunun kariyerlerinde muhteşem bir sayfa haline gelecek bir proje.

Teklife heyecanlanıp kabul demek kolay, ama hangi şarkı seslendirilecek? Nilüfer’in o kocaman sesinin yanında küçülmeden, şarkıyı mahvetmeden hangi şarkıyı seçsek, nasıl formüle etsek de şarkı hem bizim gibi, hem Nilüfer gibi, hem yeni, hem de eski tadında olsa??

Yar yine bana haram geceler, Gece ve Yolcuları için aşılmazı zor bir barikat ama profesyonel bir sesin önderliğinde arkadan gelen seslerin yolu açık.

Zor tabii. “Geceler”, “yemin ettim” gibi senelerce ve kulağımızda yer etmiş şarkıları seslendirmek yürek ister. Sezen Aksu’nun “Her Şeyi Yak” şarkısında olduğu gibi. Eski köye yeni adet getirirken köylüleri de incitmeden, şarkıların dinlenebilirliğini bozmadan söyleyebilmek cesaret ister.

Görecek, göreceksin kendini.. Örovizyon şarkısı derdik böyle bestelere. Hani aksak Türk ritmi içermeyen, “bir, ki, üç, bir, ki, üç” vals ritminde şarkılardan biri. Ama Yüksek Sadakat’in düzenlemesi şarkının kulağımızda tekrar çınlıyor olmasından dolayı memnun bıraktı bizi.

Teoman, her zamanki sakinliğiyle çok kadın hiç kadın felsefesinden dışarı çıkmadan, tek “bir” kadına sesleniyor: Sensiz olmaz..

Belki kendi çocukluğundan kulağında kalan nağmelerden birini yakalamak üzere, çok eski bir şarkı seçmiş Ogün Sanlısoy. Gitarı da kendisindeki heyecandan nasibini almış: Hey gidi günler hey!

Sana benim gözümden bakan gözler kör olsun, diyor muhtemel badem gözlü bir sevgiliye Badem. Bu kıskançlık dolu sözlerin arasında dozu çok güzel ayarlanmış yaylıların verdiği hava kıskandırmaya yetiyor düzenleme yapanların başarısını ve albümün ikinci en güzel düzenlemesi ödülü geliyor şarkıya.

Aşka ve kitabına Cepkin’ce bir yorum getirirken, tarzından ve deli vokalinden hiç ödün vermeden şarkının arabesk havasına ayrı bir hava katan Hayko ve Nilüfer düetini albümdeki üçüncü en güzel düzenleme seçtim elimde olmadan.

Candaş/Cingi/Ruacan üçlüsünün düzenlemesinde eski sevgiliyi unutabilmek için gitarın o güvenilmez olduğu kadar kulağa hoş gelen tınlamalarıyla gözyaşı döküyoruz, gitar solo olunca ister istemez biz de yalnızlığımızla baş başa kalıyoruz ve albümün en güzel düzenlemesi seçiyoruz şarkıyı.

Malt, Rashit, TNK ve 4×4’e merak etmeyin emeğiniz boşa gitmemiş demek istiyorum buradan. Mesela ben Rashit ,TNK ve 4×4’ten haberdar değildim kendi adıma. Deyin ki o benim ayıbım, rock müzik dinlerim diye geçinen biri için bu grupları bilmemek. Ama yine de bu şarkıları bilmeyen bir sürü 80 ve sonrası doğumlu insana ulaştı Nilüfer’in sesi.

Peki başlık neden NİLÜFER VE 12 MAYMUN? Çünkü bu işi elimize yüzümüze bulaştırıp “maymun”a döner miyiz acaba tereddütü ve çekincesi olmadan cesurca bu işe soyunup bu şarkıları tabiri caizse tekrar pişirip önümüze koyabildikleri için.

Keşke hepimiz bir gün tekrar maymun olabilsek.