Çorumgil'den çıktım yola Dönemedim sağa sola Alamadım bir leblebi Al mendile sar da yolla Has leblebinin sarısı Kaldı aklımın yarısı Yollar gide gide bitmez Sanki Elif'in Kağnısı "Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu, Nazar mı değdi göklerden, ne? Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez, Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur Nasıl dururdu Mustafa... Okumaya Devam et →
SiNH NHÂT*
*Happy birthday. Somebody, somewhere in Vietnam searched a "Sinh Nhât" picture for her/his boy/girl-friend. You know we only mention the name of your country while talking about the war. The war after which American people, as always, showed themselves as the only victims. And made us forgot all about what they've done in the your... Okumaya Devam et →
Y BORUSU
Taşınmak evinizi bin parçalık bir yap-boz gibi parçalara ayırmak ve sonra diğer evde taşıyıcı adamların hallaç pamuğu gibi dağıttığı parçaları birer birer yerine koymaktan ibaret. Biraz sabır ve biraz kararlılık istiyor o kadar. Taşındıktan sonra bir eve neler gereklidir? Neler gerekli değildir ki? Ben eve (sanırım) tam anlamıyla yerleşirken ve her odayı tek tek kafamda... Okumaya Devam et →
ÖZÜR VE TEŞEKKÜR
Eflani'de eczanemin olduğunu, Safranbolu'da ikamet ettiğimi, biricik evladımı da Karabük TED Koleji'ne gönderdiğimi herkes biliyor. Safranbolu Ekspres'e yolladığım ilk 'selam' yazımda canımı Karabük'e, malımı Eflani'ye, evimi de Safranbolu'ya emanet ediyorum, demiştim. Mesleğimi ve bu mesleği Eflani'de icra ediyor olmayı çok seviyorum. Ama şu fani dünyada, mesleğimin bana kattığı insanî merhamet duygusundan faydalanan birileri daha var:... Okumaya Devam et →
PINARBAŞI’NDAN GELEN BEMBEYAZ KEDİ AİLESİ
Kedilerin hepsi Pınarbaşı’ndan geldi. Geldiklerinde mis gibi pudra kokan turuncu örtülerinin üzerinde benden daha güzel kokuyorlardı dediğimde bana güldüler. Yanlarında şampuanları, pudraları ve karneleri de vardı. Pınarbaşı Orman İşletme Şefi’nin eşi Serap Hanım Safranbolu Ekspres’te hakkımda çıkan bir haberden sonra telefonumu bularak beni aradı. Tayinleri çıktığını ve gidecekleri yerde, neredeyse bir sülale haline gelmiş olan... Okumaya Devam et →
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Biz torunlarıyız Mete Han'ın, Osman Bey'in, Fatih'in, Atilla'nın Ahfadıyız Çinlilere yüzyıllarca duvar ördürten ataların Evliya Çelebi gibi gezdiğimiz çağlar Ferhat gibi deldiğimiz dağlar Ne olursan ol gel diyen Mevlânâ'lar Bana seni gerek seni demedi mi Yunus'lar Hacı Bektaşi Veli dedi her ne ararsan kendinde ara Senin kanın da akınca benimki gibi çalmıyor mu ala Hangimize... Okumaya Devam et →
KARABÜK ÜNİVERSİTESİ MEZUNİYET TÖRENİNDE SINIFTA KALDI
2004 yılında eğitim-öğretim hayatına başlayan Karabük Üniversitesi 3 Haziran 2011 günü saat 19.00'da başlayan bir tören ile mezunlarını uğurladı. Genç üniversitenin kuruluşunun yedinci yılında düzenlemiş olduğu mezuniyet töreni, üniversite bünyesinde geniş ve düz bir alanda olmasına rağmen organizasyon acemiliği nedeniyle velileri ve davetlileri saatlerce ayakta bekleterek sınıfta kaldı. Açılış konuşmasını yapan geçen sene mezunlarından öğrenci... Okumaya Devam et →
KİTAPLARIN SESSİZLİĞİ
Kitaplarımı raflara dizdim. Daha doğrusu onlar kendileri dizilmişler. Sanırım sıkılmışlar hep aynı yazarın kitapları yan yana durmaktan, isyan etmişler. Tam da basılmamış arkadaşlarının başına geleni duyunca kahretmişler, kendilerini ordan oraya atarlarken kim bilir kimler aynı rafa dizilmişler: Jules Verne, Denizler Altında 20.000 Fersah yapmış ama Babam Aşkale'ye gidememiş. Frida, Kurtlarla Koşan Kadınlar'dan biri olmuş, Allah'ın... Okumaya Devam et →
