MICHAEL JACKSON’IN HAYATININ DÖRTTE BİRİNİ ANLATAN BİYOGRAFİ: MICHAEL

Michael | Rotten Tomatoes

Michael filmini izledikten sonra şunu tavsiye edebilirim: Michael Jackson‘ın Thriller albümündeki şarkılarının kliplerini ve diğer konser kayıtlarını oturup arka arkaya izleyin. Sonra 1988 yapımı maalesef ‘underrated-gerektiği kadar önemsenmemiş’ olan Moonwalker filmini izleyin. Çok daha iyi bir Michael filmi izlemiş olursunuz.

Moonwalker (1988) - Quotes - IMDb

Film daha ilk başından itibaren aile içi meselelerine yer verip konuyu uzattığı için, izlerken, acaba nasıl toparlayacak, nasıl Michael’ın en meşhur en zirvedeki haline ulaşacak diye merak ettim durdum. Sonunda film bitti. Michael’ın hayatının zirvesinde sona erdi.

Hayatı boyunca hit şarkılar yazmış, 10 stüdyo albümü, 2 film müziğiyle beraber toplamda 17 ana albüme imza atmış Pop’un Kralı lakaplı sanatçının ve 2. solo albümü Thriller dünya çapında tüm zamanların en çok satan albümü unvanını hala korurken, 3-5 şarkısını uzun uzun vererek yazılmış bir Michael Jackson senaryosu, biyografi olmaktan çok onun hayatını anlatan bir dizinin ilk bölümü tadındaydı.

Michael's Juliano Valdi Details Young Michael Jackson Role Journey

Michael‘ın çocukluğunu canlandıran Juliano Valdi bence müthiş başarılıydı. Michael‘ın babası Joseph Jackson’dan film boyunca nefret etmeyi başardığımız için Joseph’i canlandıran kişi Colman Domingo da çocuklarının yetenekleri üzerinden para kazanma hırsıyla yanıp tutuşan bir baba rolünde başarılıydı. Zaten Elvis Presley, Michael Jackson veya Marilyn Monroe gibi dünyaca ünlü ve inanılmaz çok para kazanmış kişilerin emeklerini sömüren bir babaları, kocaları ya da menajerleri mutlaka olmuş.

Michael' Teaser Trailer - Spotlight Report

Michael’ın Jackson 5/ Jackson Kardeşler’den ayrılacağını ve bir daha beraberce sahneye çıkmayacaklarını ilan ettiği 1984 yılındaki son konser turnesi olan Victory Tour sahnesi de önemliydi. Ama 1985’te Michael Jackson‘ın Lionel Richie ile beraber USA For Africa isimli şarkıcı platformu için bestelediği ‘We are the world‘ şarkısı ve bu şarkıyı, aralarında Diana Ross, Paul Simon, Bruce Springsteen, Tina Turner, Dionne Warwick, Steve Wonder’ın da bulunduğu 36 şarkıcıyla beraber söylediği müthiş prodüksiyona hiç değinilmemesi film için içler acısıydı.

Heal the world’ ‘Black or white’ ‘They don’t really care about us‘ gibi siyah ve beyazı ayırarak düşman eden bu dünyada siyah ve beyazı birleştirmek üzerine yazdığı şarkılar es geçildi. Çocukken elinden düşürmediği Peter Pan kitabındaki Neverland sayfası sürekli gösterilmesine rağmen kendisine kurduğu Neverland‘den hiç bahsedilmedi.

Hakkındaki çocuk tacizleri şaibelerini bertaraf etmek istercesine daha o kadar meşhur olmadan bile oyuncaklar alıp hastanede yatan hasta çocukları ziyaret ettiği sahneler çok anlamlıydı. Ama sanatçının vitiligo hastalığı yüzünden hayranlarının karşısına lekeli bir suratla çıkmak istemediği için kendisini beyazlattığı -ki eğer gerçek buysa- gösterilebilirdi. Elvis’ın kızı Lisa Marie Presley’le olan evliliğinden tutun da, ödülleri, diğer şarkıcılarla birlikte yaptığı düetler gibi Michael’ın hayatının kilometre taşlarından bahsedilebilirdi.

Filmi oğlumla beraber izledik. Bir Michael Jackson filmini 1987 tarihli Bad albümünden sonra bitirmek sanki filmin ikinci bölümü varmış gibi bir his bıraktı bizde. Film bitince oğlum “Belki ikincisini çekerler anne…” dedi. Fakat bir biyografi filminin ikincisini çekmek hiç de mantıklı değildi.

Tabii ki Michael Jackson’ın hayatını 2 -yazıyla da iki- saate sığdıramazlardı. Bu kadar yakışıksız ve berbat bir filmden sonra bence bir dizisi çekilse çok güzel olurdu.

Michael’ı canlandıran yeğeni Jafaar Jackson’a şapka çıkarıyorum. Ama filmin senaristi John Logan’a, yönetmeni Antoine Fuqua’ya ve hikayeyi bu kadar kısa kesmeye karar veren herkese “Bu film olmamış yenisini yapın!” diyerek huzurlarınızdan ayrılıyorum.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑