– Anne hani kolumuz falan çıkınca yerine takabilseydik, bir yerimiz kırılınca hemen tamir edebilseysik ne güzel olurdu değil mi?
– Evet oğlum. Belki ilerki yıllarda teknoloji daha çok gelişince öyle şeyler de olur.

– Teknolojiyle ilgisi yok ki! Allah’la ilgisi var bunun. Allah yapabilseydi yapardı!

***

Elif, Esin, Metehan, Enes ve ben Tabu oynuyoruz. Çizimle anlatma kısmına gelmişiz. Kelimem Piza Kulesi. Eğri bir kule çiziyorum.

– (Çocuklar hep bir ağızdan) Raf!
– Hayır değil!

Bir de pizza çiziyorum. Kuleyi rafa benzettim ama pizzada başarılıyım.

– (Çocuklar hep bir ağızdan) Pizza!
– İşte bu da bununla ilgili!
– (Metehan) Pizza rafı!

***

– Anne iyi ki sen varsın yoksa ben olmazdım.

***

– Allah bizi niye yaratmış ki?
– Yani dünyaya gelelim bir hayat yaşayalım diye herhalde.
– Yani bizi tek tek tanır mı?

***

– Anne arkadaşım performans ödevi olarak Pasteur’ü hazırlamıştı. Hani şu sütü bulan adam!

***

– Gel oğlum belki belgesel seyrederek de ders çalışabiliriz.
-Anne! Bunu şimdi mi anladın ya!

***

Yatağın kenarına oturmuş birbirimize sarılmış aynadan kendimize bakıyoruz.
-Seni çok seviyorum canım oğlum!
-Anne biraz konuşmayabilir misin?

***

– Anne gerçek hayatta kâhin diye bir şey var mıdır?
– Bazı insanlar geleceği bildiklerini iddia ederler ama pek aslı yok oğlum.
– (Babam) Geçmişi ve geleceği tüm her şeyi bilen yalnızca Allah’tır oğlum.
– Peki Allah bize geleceğimizi söyler mi?
– Ben geleceğimi bilmek istemezdim.
– Zaten çok para isterdi değil mi anne?
– Kim?
– Allah! Geleceğimizi bedava söyleyecek hali yok ya!