Anne, Afrika'ya kar yağar mı? Yağsa siyah adamın rengini açar mı? Elleri kana, altına, siyanüre, asbeste bulaşmış beyaz adamın günahlarını da yıkar mı? Afrika'ya kar yağsa pet şişelerden terlik yeter mi? Caterpillar botları yapanlar kırk-beş, kırk-altı numaralarını oralara da satar mı? Sırtlarında kalın montlar olur mu acaba? İçi-dışı koca yaşlı kıtadan çıkan petrolden elde edilen... Okumaya Devam et →
“2011 IN REVIEW” TÜRKÇE MEALİ 2011’DE KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ?
The WordPress.com stats helper monkeys prepared a 2011 annual report for this blog. Here's an excerpt: The concert hall at the Sydney Opera House holds 2,700 people. This blog was viewed about 12.000 times in 2011. If it were a concert at Sydney Opera House, it would take about 4 sold-out performances for that many... Okumaya Devam et →
BİNYILIN RÖPORTAJI: NOEL BABA İLE SÖYLEŞİ
2011 yılının bitmesine ramak kala dünyada ve Türkiye’de bir ilk olarak Noel Baba ile söyleşi yaptım. Sorularımı Demre’de yakaladığımız Noel Baba'ya yönelttim. Bakalım ne cevaplar aldım: Tuğba Turan: Sizi çok büyük bir tesadüf sonucu Antalya Demre’de yakaladık. Artık tüm dünyaya buralı olduğunuzu kesin olarak duyurabiliriz öyle değil mi? Noel Baba: Yok be annem be. Allah’tan... Okumaya Devam et →
KIŞ: YILIN AY HÂLİ
Çünkü kışın denize giremezsiniz. Mevsimler de kanar. Gelip gönlünüze konar. Konmaz, adeta çöker. Öyle bir çöker ki kımıldayamazsınız. İnsan vücudunun kaçta kaçı su ise o kadar su donar kalbinde. Kurt, kuş, ağaç, toprak da donar çünkü. Bu don toprağın altında donsuz, tumansız kış uykusuna yatar beden. Her kış bir ölümdür aslında. Elleriniz ölür. Öyle üşürler... Okumaya Devam et →
WHAT A BESTSELLER SELLS?*
*Çok Satan Ne Satar? Kütüphanedeki eski dergilerden birinin kapağı gözüme çarpıyor: •Elif Şafak •Hasan Bülent Kahraman •Atilla Dorsay. Milliyet Sanat dergisi 2002 Temmuz sayısı. Kapakta Sezen Aksu’nun kış bakışlı bir resmi ve resmin üzerinde ‘Müziğin Şefkatli Büyücüsü’ diyor kendisi için. Elif Şafak'ın bu dergideki yazısının başlığı ‘Yazının Düşmanı Yaz’. ‘İbresi daha sonraya ayarlanmış köstekli bir... Okumaya Devam et →
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Biz torunlarıyız Mete Han'ın, Osman Bey'in, Fatih'in, Atilla'nın Ahfadıyız Çinlilere yüzyıllarca duvar ördürten ataların Evliya Çelebi gibi gezdiğimiz çağlar Ferhat gibi deldiğimiz dağlar Ne olursan ol gel diyen Mevlânâ'lar Bana seni gerek seni demedi mi Yunus'lar Hacı Bektaşi Veli dedi her ne ararsan kendinde ara Senin kanın da akınca benimki gibi çalmıyor mu ala Hangimize... Okumaya Devam et →
DURUP DURURKEN ISABEL ALLENDE
Hiç bir şeyin durup dururken olmadığına inandığım şu dünyada Allende'nin yeni kitabının çıktığını öğrendiğim bir cuma günü, en uzak en yakın arkadaşıma, İpek'e attığım mail'e istinaden, hala Kanada'da olması sebebiyle en uzak arkadaşım olan Alanur'dan ses duymak güzel bir tesadüf değildi, zaten öyle olacaktı ve oldu. Aşağıdaki yazı ise Alanur Çavlin Bozbeyoğlu ile ortak yazdığımız... Okumaya Devam et →
ÖLÜM’ÜN PORNOSU
Ölümün pornosu olur mu demeyin Tükiye'de olur. Hem de gazetede sürmanşette! 7 Ekim 2011 cuma tarihli HABERTÜRK 'Kadına şidette son nokta' başlığıyla rezil ve berbat haberciliğine son noktayı koydu. Haberin asıl önemli kısmı başlık değil. Başlığın altında çırılçıplak kanlar içinde ve sırtında bıçakla yatan bir kadının kocaman fotoğrafı!! Ey erkeğin kadına mütemadiyen uyguladığı şiddeti kınamaya... Okumaya Devam et →
HERHANGİ BİR KARAKOL AMİRİNİN ODASI
(Aşağıdaki yazıda geçen diyalogda bireysel olarak yapılan tüm hata ve yanlış anlaşılmalardan saygıdeğer Emniyet Teşkilatımızı tenzih ederim. Yazıda ismi geçen merhum gazeteciler ve katil zanlısı kişiler hariç diğerlerinin hayal ürünü olduğunu belirtmek isterim). - Amirim çocuk tutukluların bulunduğu cezaevinden bebek bezi istiyorlar. Mümkünse ismi uyu ve oyna olan külotlu modelden olacakmış. - Lan oğlum deli... Okumaya Devam et →
