GÖLGE DERGİ #102 | MACERA 3: BENİM ADIM MALALA

Malala  Yusufzay; Pakistan'ın kuzeyinde, Taliban'ın güçlü olduğu Svat Vadisi'nde yaşarken, eğitim ve kadın hakları konulardaki aktivistliği nedeni ile Taliban tarafından başından ve boynundan kurşunlanan, hayatta kalan ve 17 yaşında Nobel Barış Ödülü alan genç kadın... [Önnot: Bu hikayede adı geçen tüm içsavaş, terör örgütü, şehir ve kahramanlar hayal ürünüdür. Dünya asla bu kadar kötü bir... Okumaya Devam et →

GÖLGE DERGİ #101 | MACERA 2: SAFRANBOLU’DA YANMIŞ BİR DENİZ FENERİ*

https://issuu.com/golgedergi/docs/g__lge_e-dergi___ubat_2016_say___10 Gotham'ın yedi kilometre dışındaki Wayne malikanesinde… Gölge: Hadi toparlan Lisbeth, Safranbolu’ya gidiyoruz! Lisbeth Salander: Hani o yanan konakta sadece kediler ve köpekler vardı? Bizim ne işimiz var orada? Gölge: Akıllı bir köpek, binanın enkazındaki hayvan cesetleri arasında bir kadın cesedi bulmuş. Bu da bizim işimiz… L. Salander: Google maps, Gotham’dan Safranbolu’ya ulaşmanın hava ve kara... Okumaya Devam et →

GÖLGE DERGİ #100 | MACERA 1: GÖLGEYİM BEN

  Kahraman, Gotham'ın düşman işgalinden kurtuluşunun birinci yıldönümünde, polis şefi Gordon'ın liderliğinde düzenlenecek kutlama törenine geç kalmıştı. Koskoca binaları yıkan, su altında, su üstünde, havada, karada giden Batmobil'in marşı basmıyordu! Tam o anda, arabasının dolu olmasına pek de alışık olmadığı şoför yanı koltuğuna bir şey oturdu, daha çok sızdı. - Hey! Bu araba zırhlı! Sen... Okumaya Devam et →

…ÇÜNKÜ BENİMLE SEVİŞECEK…

You'll never make me staySo take your weight off of meI know your every moveSo won't you just let me beI've been here times beforeBut I was to blind to seeThat you seduce every manThis time you won't seduce me diye başlar rahmetli Michael Jackson'ın Dirty Diana'sı (Dayana diye okununca daha havalı oluyor). Herkes bu... Okumaya Devam et →

AMERİKAN SUÇ DİZİLERİNİN PENCERESİNDEN SERİ SUÇ TARİHİNE SUBJEKTİF BİR BAKIŞ

Bu yazı, seri katiller, seri tecavüzcüler ve benzeri gerçek olayları konu alan Amerikan suç dizileri üzerine yazılmış bol soru işaretli sübjektif bir yazıdır. Yazar konuyu bir çözüme kavuşturmak yerine, kavuşturamadığı için kendi kendine sorduğu soruları size soracaktır. Yazıda, Mindhunter, Unbelievable ve The Act isimli Amerikan suç dizileri için #spoileralert durumu vardır. Bilginize… Suç. Neden suç işleriz? Lisede kopya çekmeyeniniz var mıdır? Ya... Okumaya Devam et →

TOZLU HİKAYELER: iPAD’İN DOĞUM GÜNÜ

29 Ocak 2010 tarihli yazımda Steve Jobs'tan bahsetmişim... 5 Ekim 2011'de vefat etmiş... Kendi gitmiş telefonları, tabletleri, bilgisayarları kalmış... Bilişim devi Apple, haftalardır merakla beklenen dizüstü bilgisayarlarla iPhone arasındaki bir 'üçüncü tür' olarak nitelenen iPad adlı yeni tablet bilgisayarını tanıtmış. Gazetede bir baktım benim  telefonun "gigantism"e (dev hastalığı) yakalanmış babası mı desem dedesi mi desem... Okumaya Devam et →

TOZLU HİKAYELER: “VEDA” FİLMİ

06.02.2010 tarihinde dakikası saniyesine ( 20:55) bunları söylemişiz: Filmin sitesini ziyaret ettiğinizde arka planda çalan müzik tanıdıktır. Livaneli'nin 1999 yapımlı London Symphony Orchestra Plays Livaneli albümünün açılış parçası olan 4.37 dakikalık Movement No:1 olarak isimlendirilen parçadır. Bu, daha önceki filmleri için bestelediği parçalardan biridir. Mutluluk filminde de aynısını yapmıştır. Çeşitli önceki bestelerini copy-paste! Nasıl bestecilikse?... Okumaya Devam et →

TOZLU HİKAYELER: ‘NEVER’…

Böylesine huzurlu bir umutsuzluk... Cevapsız kalmamalı... Ama cevap verecek kimse ortalarda yok. Belki de hiç olmadı... She never existed... Isabel Allende'nin romanı olan "Kaderin Kızı"nın kahramanı Eliza, böyle bir yolculuğa çıkar. Sevdiğini bulabilmek için bir kıtadan diğer kıtaya bir geminin pis bir ambarında ışıksız yolculuk eder. Bu sırada içinde sevgilisinden taşıdığı parçayı da doğamadan düşürür.... Okumaya Devam et →

TOZLU HİKAYELER: BOZKIRDA DENİZ KABUĞU’NU SEYREDEMEDİM

Yönetmen Ahmet Uluçay'ın 30 Kasım 2009 günü vefatından bir gün sonra yazılmıştır... Yazdıkları yazılarda kalemlerini kamera gibi kullanan yazarlar okudum. Kaleminin gittiği yere sizi de götüren, yazdıklarını gözlerinize resmederken, insanların seslerini hani burnunuzu yaklaştırsanız neredeyse kokularını duyabileceğiniz yazarlar okudum. Kitap yazarken özel efektlerden faydalanamaz bir yazar. Türlü Hollywood hilelerine başvurarak, bilgisayar animasyonlarını görüntü akışı içine... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑