ÇOCUKLAR ÖLSÜN…

Bu dünyada bir avuç salak kaldık. Ne bileyim bazı şeyleri kafaya takıp üzülen insanlar işte. Japonya'nın Taiji bölgesinde yunuslara eziyet ederek öldürüyorlar mesela. Nehirler kan gölüne dönüyor. Fotoğrafları var. Ya da Çin'deki köpek yeme festivaline karşı çıkmak istiyoruz. Diyeceksiniz ki Hindistan'da da inekler kutsal ve biz de onları yiyoruz. Ama size ne, öyle değil mi?... Okumaya Devam et →

BENİ BÖYLE SEV-ME

Sayın Orhan Gencebay; Belli ki bazılarımızın tepkileri sizi çok rahatsız etmiş. Ben de kaç gündür size tepki verememekten dolayı rahatsızım. Birileri bir yere davet etmiş ve siz de buna icabet etmişsiniz. Buradan bakınca üzülecek, kızılacak, şaşılacak bir şey yok. Amma ve lakin... Memleketin güney ve güneydoğu sınırları kelimenin tam anlamıyla kevgire dönmüşken... "Sınırımızdan içeri yüz... Okumaya Devam et →

HİÇBİR MAL SİZİN DEĞİL NEYİ BÖLÜŞEMİYORSUNUZ?

Henüz yeni tanışacağı bir topluluğa Nasrettin Hoca fıkrası anlatarak söze başlamak ilk benim yazımda olsa gerek. Ama nedeni basit: Memleketimizde ‘güleriz ağlanacak halimize’ tarzı olaylar yaşamadan gün geçirmek mümkün değil. Eskiden de mümkün değildi, bu aralar hiç mümkün değil. Asıl, adam gibi adam olup gelen rüzgarın seyrine göre dalgalanmadan durmak zor. Zor olanı yapanlara selam... Okumaya Devam et →

PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR

Günlerden bir gün Nasrettin Hoca, köylerden bir köyün meydanında tek başına oturuyormuş. Bu köy diğer köylerin arasında Düdüklü Kadısıyla meşhurmuş. Kadının bu meşhur düdüğü kimdeyse yargı gücü de onun elindeymiş. Sıradanmış gibi görünen o gün, Muhtar ve ahalinin ileri gelenlerinden bir kaçı koşarak Hoca’nın yanına gelmiş. “Hoca, Hoca!” diye ünlemiş Muhtar. “Bize bir tek sen... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑