BABAM

Babamın kolunda bir Nacar saati var. Dedemden kalma. Eskiden deri kayışının rengi beyazmış, öyle anlatır babam. Ama artık kömür karası. "Yenisini alalım baba" dediğimde "Boş ver,"dedi: "Bu emektar beni hiç yarı yolda bırakmadı. Hem rakamları fosforlu. Karanlıkta görmek için. Yeni zamazingoları ben n'aapıyım yerin yedi kat dibinde?" Babam anneler gününde anneme düdüklü tencere aldı. Annem... Okumaya Devam et →

MEYDAN

    Başkan Vergili; "Karabük' yakışan bir kent meydanı olacak" diyor, 16 Ocak 2014. Fotoğraf kendi sitesinden alınmıştır.  Ben de buradan soruyorum: "1 Mayıs'ta bile ayak basamadığımız bir meydan, ne zaman halkın meydanı olacak?"   ‘Artık hep kişisel şeyler yazacağım’ demiştim. Ama bugün 1 Mayıs.  Sabah Karabük’e iniyorum. Belediye başkanımızın geçen 5 yıllık dönemde yapıp bitirdiği meydan... Okumaya Devam et →

TASMALI (TRAJİKO)MEDYA

Köşkümde çok sıkıcı bir hayat geçirmekte iken aniden bir şey oldu. İki ev yanımızda senelerdir boş duran köşke bir aile taşındı. Ev sahibi Frau Blanche sert mizaçlı, ismi gibi bembeyaz saçlı ve mizacı gibi bakışları olan yaşlı bir kadındı. O ve maiyetiyle asla anlaşamadım ve bir araya gelemediysem de benim asıl ilgilendiğim şahsiyet evin küçük... Okumaya Devam et →

DUVAR

Sabah sabah bilmediğim bir dilde çığırışlarla uyanıyorum. Değişik erkek sesleri, gırtlak nağmeleri Türkçe'den fazla ama Arapça'dan az bu dille birbirlerine bağırıp duruyorlar. Komşu binanın inşaatında çalışan Kürt kökenli işçiler bunlar. Bence binanın dış peyzajına pek de uymayan bir taş duvar işçiliği sergiliyorlar. Komşu bina ile aramıza koca koca taşlardan bir duvar örüyorlar. Hiç Kürt arkadaşım... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑