En çok hangi mesleği seviyorsunuz, neden? En çok küçük bir ilçede mesleğimi yapmayı seviyorum. Çünkü, eczaneye gelenlerin ablası, kızı, teyzesi oluyorsunuz ve insanlar size hikâyelerini anlatıyorlar. Eğer çayınız varsa esnafa çay verebiliyor, henüz demlenmediyse siz onlardan çay alabiliyorsunuz. Yeri gelince çevirmen, yeri gelince döviz bürosu, teyzelere bekleme salonu, -hatta bir seferinde- üst değiştirme kabini bile... Okumaya Devam et →
BİR BAŞBAKAN’A BİR ANNEDEN HAYIR DUASI
Halka mal olmuş kişilerden hangisiyle en çok zıt fikirdesiniz? Bir vardı, bir yoktu. Bir zamanlar bu memlekette bir başbakan vardı… Sayın Başbakanım, size Batı Karadeniz'den selamlar getirdim. Eflani'ye bir metreye yakın kar yağdı. Kimseden bir şikayet duymadım. Herkes kapısının önünü temizledi. Dün belediyeye ait greyderler cadde kenarına birikmiş karları aldı, götürdü. Eksi yirmi altıyı gördü... Okumaya Devam et →
DÜNYA’NIN MARQUEZ’İNE SEYAHAT
Bir kitap ya da film karakteri olmak isteseydiniz kim olurdunuz? Neden? Bir kitap kahramanı olsaydım, Albay Aurelia Buendia veya Fermina Daza olmak isterdim. Neden mi: Edebiyatın merkezine koyduğum bir adam için; neredeyse dünyanın, kesinlikle Türkiye'nin merkezi olan bir şehre seyahatten bahsediyorum. Can Yayınları ile İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle, Şilili Yazar Luis Sepulveda'nın ilk dersini 30... Okumaya Devam et →
KAFA ÜTÜLEYECEK YARDIMCI ARANIYOR
Hangi işi ücret almadan yapardınız? Bu dünyanın işleri çok kırışık, kafam da öyle. Her şeyden çifter üçer beşer var el/v/imizde. İki tane hat, iki tane cep telefonu, iki tane televizyon, iki tane kapı anahtarı, tam on çeşit baharat ve bunların her yemeğe konacak kombinasyonları. Üç tane köprü (üçüncüsü kurda kuşa hizmet ediyor), biri kremli biri kremsiz iki... Okumaya Devam et →
BEŞ YAŞINDAYKEN, BÜYÜDÜĞÜMDE NE OLMAK İSTİYORDUM?
Beş yaşındayken, büyüdüğünüzde ne olmak istiyordunuz? Beş yaşındayken, büyüdüğümde, içimdeki BEŞ YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞU’nu hep yaşatabilecek kadar heyecanlı, neşeli, yaşam enerjisi yüksek, hayvanları sevmekten keyif alan ve bazı insanları sevmese de saygı duyup bir dirsek mesafesi kendinden uzak tutabilen, yazan ama daha çok okuyan, sürekli müzik dinleyen, karşısındakine empati duyabilen, eğer bir evladı olursa ona... Okumaya Devam et →
BİR OTOYOL REKLAM PANOM OLSAYDI NE YAZMAK İSTERDİM?
Bir otoyol reklam panonuz olsaydı, ne yazmak isterdiniz? — Ateşiniz var mı? — Yakarsanız olur.
EN SEVDİĞİM HAYVANLAR
En sevdiğiniz hayvanlar hangileri? Necmiye (üst basamakta beyaz dişi kedim) ve Arap (alt basamaktaki siyah erkek) bu sabah beni işe uğurladılar. O sırada diğer kediler de meteorolojiden gelen “kar yağacak” uyarısını değerlendirip dışarı çıkmayarak evin tadını çıkarmaya hazırlanıyorlardı. 10’dan fazla kedi ve ben, evde ve bahçede mutlu mesut beraber yaşıyoruz. 3 de haydut köpeğim var.... Okumaya Devam et →
IF YOU COULD MEET A HISTORICAL FIGURE, WHO WOULD IT BE?
I’d love to have met you when you came to Istanbul Büyükada while you were alive. But unfortunately, at that time, I was not even a vitamin in an orange. Even if I could never meet you, I am still in love with you platonically, my dear Trotsky… They don't know you very well around... Okumaya Devam et →
TARİHİ BİR ŞAHSİYETLE TANIŞABİLSEYDİNİZ O KİM OLURDU?
TARİHİ BİR ŞAHSİYETLE TANIŞABİLSEYDİNİZ O KİM OLURDU? Sevgili Lev Davidoviç Troçki, Sen yaşarken İstanbul Büyükada’ya geldiğin zaman, seninle tanışabilmeyi çok isterdim. Ama maalesef o zamanlar ben daha portakalda vitamin bile değildim. Seninle hiç tanışamasam da platonik olarak aşığım sana be Troçkiciğim… Bizim buralarda seni pek tanımazlar. "Troçki nedir?" desem yeni bir akıllı telefon uygulaması mı... Okumaya Devam et →
