Adınız nereden geliyor? - Neden bunu yaptın bana? - Neden neyi yaptım sana? - Dün gece neredeyse senden ayrılacaktım. Kesip atacaktım seni hayatımdan. - Nedenmiş? - Dün gece hayatta değilmiş gibi davranıyordun. Bugün capcanlı tekrar önüme çıktın. - İyi de ben sen ne istersen onu yapıyorum. Sen bana nasıl davranırsan karşılığını alıyorsun. - Ne yani... Okumaya Devam et →
EFLANİ’NİN 17 YILLIK ECZACISI
En çok hangi mesleği seviyorsunuz, neden? En çok küçük bir ilçede mesleğimi yapmayı seviyorum. Çünkü, eczaneye gelenlerin ablası, kızı, teyzesi oluyorsunuz ve insanlar size hikâyelerini anlatıyorlar. Eğer çayınız varsa esnafa çay verebiliyor, henüz demlenmediyse siz onlardan çay alabiliyorsunuz. Yeri gelince çevirmen, yeri gelince döviz bürosu, teyzelere bekleme salonu, -hatta bir seferinde- üst değiştirme kabini bile... Okumaya Devam et →
MONA LISA’NIN GÖREMEDİĞİ KADIN
Tatiller, geziler, eğlenceler, partiler hepsi ne için yapılıyor? Ne için yapılıyor bir düşündünüz mü? Ben bunu yaptım diyebilmek için. Ve birilerine “Ben bunu yaptım!” diye gösterebilmek için. Internet’in ürünü olan koskoca bir sosyal medya ve onun araçları aslında bundan ibaret değil mi? Ben bunu yaptım, diye yazıyorduk eskiden. Artık anında gösteriyoruz “Ben bunu yapıyorum...” Aslında... Okumaya Devam et →
BİR BAŞBAKAN’A BİR ANNEDEN HAYIR DUASI
Halka mal olmuş kişilerden hangisiyle en çok zıt fikirdesiniz? Bir vardı, bir yoktu. Bir zamanlar bu memlekette bir başbakan vardı… Sayın Başbakanım, size Batı Karadeniz'den selamlar getirdim. Eflani'ye bir metreye yakın kar yağdı. Kimseden bir şikayet duymadım. Herkes kapısının önünü temizledi. Dün belediyeye ait greyderler cadde kenarına birikmiş karları aldı, götürdü. Eksi yirmi altıyı gördü... Okumaya Devam et →
WARRIOR DİZİ İNCELEME: 1800’LERDE ÇİN’DEN SAN FRANCISCO’YA UZANAN KAVGA
Dizinin başlangıcında “Based on the wiritings of Bruce Lee” diyor. Dövüş, kan, ter, heyecan meraklıları ekran başına. Bir dakika. Bruce Lee dediysem, sadece erkeklere hitap eden tabiri caizse “vurdulu-kırdılı” bir dizi sanmayın sakın. Biz kadınları da ekran başında tutacak bir sürü aşk-meşk-entrika ile yoğrulmuş yakışıklı bir Çinli’nin Amerika’ya ayak basma ve kendine yer edinme hikayesi... Okumaya Devam et →
AŞURE GİBİ KUCAKLAYICI BİR DİZİ: İSTANBUL ANSİKLOPEDİSİ
Annem der ki bir yemeğin içine kaç tane baharat koyarsanız koyun baharatlardan birinden birinin lezzeti baskın olursa yakışık almaz. Hepsinden öyle bir miktar koyacaksınız ki sonunda yemeğe yemeğin lezzetini verecekler. Bunu neden söyledim? Şimdilerde eğer tarihî bir olay, bir komedi veya bir suç dizisini de izliyor sanız farkına varıyorsunuz ki dizilerin asıl amacı insana dair her... Okumaya Devam et →
DÜNYA’NIN MARQUEZ’İNE SEYAHAT
Bir kitap ya da film karakteri olmak isteseydiniz kim olurdunuz? Neden? Bir kitap kahramanı olsaydım, Albay Aurelia Buendia veya Fermina Daza olmak isterdim. Neden mi: Edebiyatın merkezine koyduğum bir adam için; neredeyse dünyanın, kesinlikle Türkiye'nin merkezi olan bir şehre seyahatten bahsediyorum. Can Yayınları ile İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle, Şilili Yazar Luis Sepulveda'nın ilk dersini 30... Okumaya Devam et →
KAFA ÜTÜLEYECEK YARDIMCI ARANIYOR
Hangi işi ücret almadan yapardınız? Bu dünyanın işleri çok kırışık, kafam da öyle. Her şeyden çifter üçer beşer var el/v/imizde. İki tane hat, iki tane cep telefonu, iki tane televizyon, iki tane kapı anahtarı, tam on çeşit baharat ve bunların her yemeğe konacak kombinasyonları. Üç tane köprü (üçüncüsü kurda kuşa hizmet ediyor), biri kremli biri kremsiz iki... Okumaya Devam et →
BEŞ YAŞINDAYKEN, BÜYÜDÜĞÜMDE NE OLMAK İSTİYORDUM?
Beş yaşındayken, büyüdüğünüzde ne olmak istiyordunuz? Beş yaşındayken, büyüdüğümde, içimdeki BEŞ YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞU’nu hep yaşatabilecek kadar heyecanlı, neşeli, yaşam enerjisi yüksek, hayvanları sevmekten keyif alan ve bazı insanları sevmese de saygı duyup bir dirsek mesafesi kendinden uzak tutabilen, yazan ama daha çok okuyan, sürekli müzik dinleyen, karşısındakine empati duyabilen, eğer bir evladı olursa ona... Okumaya Devam et →
