TİLDA VE DİĞERLERİ 6: HAİTİ, KOLERA VE ÖLÜM

haiti-dominicans_800x533

Previously on Tilda ve Diğerleri:

“Çocukken masaldaki çikolatadan evi olan kötü cadının sizi pişirip yeme ihtimali hiç aklınıza gelmez miydi? Ya da kırmızı başlık giyince bir kurt tarafından yutulabilme riski taşıdığınız?” diye atıldı Tilda. Gülerek devam etti: “Çocukken annelerinden bu korkunç masalları dinlemiş olanların seri katil olma ihtimalleri daha yüksek herhalde!” “Bence,” diye sakinlikle cevap verdi Tijen Hanım, “Çocukken annesinin ne kadar ürkütücü olsa da masal anlattığı çocuk değil, anlatmadığı çocuk, çocukluğunu yaşamamıştır!”

“Tıpkı şu an cinayet masasını meşgul eden vaka gibi!” diyerek içeri giren Komiser Okan, Suadiye Hamiyet Yüceses sokağının köşesindeki dedektiflik bürosunun sahibesi Tilda Ahırkapı’yı konuşmasına bile fırsat vermeden kolundan çekip dışarı çıkardı. O sırada, neyse ki uluslararası bir skandal çıkarmadan Berlin’den dönmüş dedektif asistanı Mehmet Cinozoğlu, makyöz arkadaşı Tijen Hanım ve Avukat Selami büroda sohbet etmekteydiler. SGK pirimi yatmasa da, dedektiflik bürosunun, diğerlerinden geride kalmayan yetenekteki tombul erkek kedisi Basti ise, yüksek bir mobilyanın tepesinde tek gözü açık uyukluyordu. Tek gözü açıktı çünkü iki önceki macerada bir depoda bulunan ve büroya sığınmacı olarak atanan tekir anne kedi Pembu ve ikisi erkek biri dişi üç yavrusu, çoktan kaldıkları odadan büronun geniş salonuna yayılmış, buldukları her şeyle kedi fareyle oynar gibi oynamaya başlamışlardı.

Komiser Okan Raffag, Tilda’yı dedektiflik bürosundan “Hadi yürüyün çabuk, olay mahallini dikkatle tarayacak üçüncü bir göze ihtiyacımız var,” diyerek çıkardı. Ve sonra cinayetler başladı.*

Komiser Okan’ın Tilda ile bir akşam yemeği yiyebilmek için ortaya attığı masum cümle, o akşamdan sonra ortaya çıkan seri cinayetlerle bir araya gelince masumiyetini yitirdi. Dünyanın öbür yarısından İstanbul’a yolları nereden düşmüş ise, Gaziosmanpaşa’nın arka mahallelerinde Haitili üç anne ve her annenin birerden üç bebeği ölü bulunmuştu. Görgü tanıklarının anlattıklarından yola çıkılınca, cinayetlerin, kadınları getirip mahalleye yerleştiren ve sonra ortadan kaybolan Haitili bir erkek tarafından bir amaç ya da güdü ile işlendiğini tahmin etmek için FBI seri cinayetler uzmanı olmaya gerek yoktu. Fakat bu kadınlar ve bebeklerini özgürlüklerine kavuşturmak için onca yolu gelmeyi göze almış biri, neden onları tek tek boğazlarını keserek öldürmek istemişti ki?

İstanbul Emniyeti gerekli soruşturmaları yaptı. Mobese kameralarından eşkali tespit edilen şahsın cinayetlerden yaklaşık beş saat sonra Atatürk Havalimanı’ndan çıkış yaptığıbelirlendi. Şüpheli şahıs, British Airways’in tarifeli uçağıyla Haiti’ye dönüyordu. Pasaportta belirtilen isim ise şaka gibiydi: Mark David Chapman!**

Komiser Okan, Dedektif Tilda ve Mehmet, yerel saatle 10.00’da Atatürk Havalimanı’ndan havalanıp, Londra’da 22 saat ve Miami’de 2 saat aktarma için bekleyip en son Haiti’deki Toussaint Louverture Uluslararası Havaalanı’na indiklerinde adanın yerel saati 17.53’ü ve bir gün sonrasını gösteriyordu.

“Havaalanına ismi verilen Toussaint Louverture, eski köle ve askeri lider. 1790’larda yönetimi ele geçirerek Mayıs 1801’de kendini  Haiti’de ömür boyu genel vali ilan etmiş,” diye anlattı Mehmet. Sol gözü morarmış, kaşı ve dudağı patlamıştı. Anlaşılan İngiltere’de kaldıkları 22 saat boyunca Haiti tarihini yalayıp yutmaktan başka işler de karıştırmıştı. Bir araba kiralayarak, 12 Ocak 2010’da yaşanan 7.0 şiddetindeki depremden beri hala kaldırılmamış yıkıntıları bulunan başkent Port-au-Prince’de çevre tanıma turuna çıkmışlardı. Toussaint Louverture Bulvarı’ndan geçerlerken Tilda, Birleşmiş Milletler’e ait bir binanın üzerinde yazanları okudu: “MINUSTAH –Mission des Nations Unies pour le Stabilisation en Haiti. Yani,Birleşmiş Milletler’in depremden sonra ülkenin durumunu stabilize etmek için gönderdiği askeri birlik.” “Bir hatayla,” dedi Komiser Okan. “MINUSTAH depremden önce kuruldu. 1990’da ülkenin bağımsız olarak addedilen tek ve belki de son seçimlerinde başa gelen solcu Katolik rahip Jean-Bertrand Artistide ülkeyi yozlaşmışlık ve kaos içinde terk ettikten sonra, Haziran 2004’te ülkenin durumunu stabilize etmek için gönderilen ama yardımdan başka her melanete sebep olan farklı ülkelerdenasker ve gönüllü sivillerden oluşmuş topluluktur,” diye düzeltti. “Neyse biz işimize bakalım. Şimdi lağvedilmiş Haiti ordusundan Albay Nakon Hababe ile görüşeceğiz.” O sırada kendilerini misafir edecek Croisade Nationale des églises Évangéliques / Evanjelik Kiliseleri Ulusal Haçlı Birliği binasının önüne gelmişlerdi.

Albay Nakon Hababe misafirlerini kapıda karşıladı. “Dağılmış bir ordu mensubu için fazla donanımlısınız Albay,” diyerek elini sıktı Albay’ın Tilda. Türk kadını ortalamasından uzun olan 1.75 boyu ve topukluları ile karşılaştığı çoğu erkeğe tepeden bakan genç kadının donanım derken,kamuflajlar giymiş olan Albay’ın belindeki iki silah ve göğsündeki çapraz fişekleri kastettiği malumdu ama geniş omuzları ve yaklaşık iki metre boyu ile kedi gibi yeşil gözlü siyahi adamdan gözlerini ayıramadığını Komiser Okan gibi Mehmet de fark etmişti. Albay neden silahlı olduğunu açıkladı: “Haiti ordusu, 1804’ten 1990’lara kadar Haiti’nin en uzun süreli milli kurumuydu. 1990’da seçimle başa gelen Artistide tarafından lağvedildi. Polisi ve bizi görevden men eden Artistide silahlarımızı almayı başaramadı. ABD ve BM ülkede yeni bir polis gücü kurdular ama kısa süreli bir eğitimle iş başı yapan kişiler ellerindeki gücü uyuşturucu kaçakçılığı yapmaya kadar vardırdılar maalesef!”

***

Bu hikayem Dedektif e-Dergi’nin 6. sayısında yayımlanmıştır. Hikayenin devamına bu linkten ulaşabilirsiniz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s