Brain_surgery_on_Friday_13th_by_eggy

 

beni buralarda arama anne

olympos dağının eteklerinde kendime bir yer bir yurt aldım

otağımı çöllerde esen rüzgarlarla almış şekillerden

yatağımı çıkarıp attığım bedenlerden yaptım

japon kağıt katlama sanatından gemiler yüzdürdüm vahalarda

çin usulü şans böreklerinden maniler yazdım

saçlarımı uzattım tutunan erkekleri kulelerden aşağı attım

 

bitmez dedi deli gönül bu dünyanın derdi

acıklı bir yalnızlık zaten yalnız olmak acıklı değil midir

köprünün altından çok sular geçti

tıpkı  makedonyadaki o köprüyü anlatan romandaki gibi

hangimizin köprüsü aynen kalıyor ki

zaten yalnızlık krizine tutulduğumuz anda

herkes bu evrende yalnız diyerek avutuyoruz kendimizi

ve gidilebilecek en uzak mesafeye alıp bir uçak bileti

zaten yabancı olduğumuz bir bölgede yabancı hissetmenin normal olduğundan yola çıkarak ve geceleri

yalnız kalmaktan korkmayacağımızı umut ederek tatile gidiyoruz herkesin gittiği

ya da gitmeyi planladığı yönün tam tersine ve işin ilginç yanı bol milktarda sodalı suda eski/miş/yecek bikinileri

de feda etmeye hazırız

 

ufak bir kontrol kaybı ve insan kendini küçük bir tablete sıkıştırılmış

ağır rakı sofrası sonrası kendini bilmezliğinde buluyor

iddia ediyorum ki hiçbir depresyon hapı anti-depressive değildir

aksine re-depressive olmalı isimleri çünkü

hiçbir şeyi değiştirmediği gibi hayatınızda

sizi onlara karşı sürekli bir uyku modu ile aptallığa varan bir yelpazede dünyadan uzaklaştırmakla görevliler

 

psikiyatrlara hele mürekkep şişesi kılıklılara hiç güvenmemiştim zaten

hala aynı fikirdeyim

 

bunu onun bilmemesi benim ayıbım değil