20120308-080941.jpg

İşte kadın evde
kadın yalnız
kadının sadece adı var
fatma hülya büşra
zeynep nedime kâmile
kadının konuşacak kimsesi yok
kadının sosyal güvencesi yok
kitap okuyacak vakti bilgisi isteği yok
anası yok
babası yok
arkadaşı yok
işi yok
mesleği yok
sorarsan ev hanımıyım der
yedi gün yirmi dört saat evde
sokak büyür artık onun için
cadde derya olur
şehir ise adını bile anamaz ki
bırak gezmeye çıksın
yalnız başına yönünü bulamaz ki
şarkıdaki ünzile gibi
evreni penceresinden görünen kadar sanır
eğer evren kelimesini biliyorsa tabii
en güzel manzara ona bu camdan görünendir
öyle ki duvara da o penceredeki
manzaranın bir resmini asmak ister
pencereden bakamadığı zamanlarda bakabilsin diye

Kamera kadın yazarın Fidel Castro ile çekilmiş fotoğrafına odaklanırken o da tavanda asılı çanlarını anlatıyor. “Artık bir koleksiyon oldular,” diye. “Ben dünyanın her yanını gezmeye çalışırım. Erzurum’dan Kapadokya’dan tutun da Nepal’e Hindistan’a kadar,” diyor.

kadının bir atlası yok nepal’i hindistan’ı bulsun
bilsin dünyayı uzayı
‘anne marsa gitmişler’
tabii oğlum ben de dün teyzenlere kadar gittim
yine dayak yemiş kocası olacak geberesiceden
ne olacak bu kızın hali
artık önünde bilgisayar internet
nepal de gelir ayağına hindistan da
sen gidemesen bile
ama iyileşmez yaraların
dünyanın öbür ucuna gitsen de

Kadın bir düşkünler evinden tesadüfen orada bulunan kameralara sesleniyor. Yirmi iki yaşındaymış. Kocası evden atmış, oraya sığınmış. “Annemi babamı bulmak istiyorum,” diyor. “İzmir’de yaşıyorlar ama adresi bilmiyorum, gidemiyorum. Adım Fatma Güleryüz. Ne olur onlar gelip beni bulsun,” diyor. Kadının adı var mı var, ama sadece adı.

kadın alamanya’da
ailesi yok
almancası yok
yardım yok
kaynana ve görümce işkence edebilir mi
eder
kadın evden kaçabilir mi
kaçsa derdini anlatabilir mi
sokağa bile çıkamaz
konuşamaz yardım isteyemez
ailesini arayamaz
bilmem hangi sebeple onu bulan kameralar sayesinde kurtulur
yaraları iyileşmeye yüz tutar
tabii sadece dıştaki yaraları
hepsi bu kadar şanslı mıdır
herkesin evine kamera girer mi bilinmez

“Benim kitaplarım anında Yunanca’ya çevriliyor orada şukadarbin sattım ama kimsenin umurunda değil,” diyor kadın yazar o sırada.

kadın ev hanımıdır
nasıl yani
elinden hiçbir iş gelmez
ev işlerinden başka
böyle bir şey olabilir mi
bu işlerden başka her şeyi yapabilen kadınlar
para verip kendilerine bir ev hanımı tutarlar
para verip çocuklarına anne tutarlar
para verip yemek yapan ütü yapan ev temizleyen birilerini tutarlar
onlar yüksek topuklarıyla
yüksek maaşlarını
düşük maaşlar halinde
düşük topuk giyen kadınlara dağıtırlar
evdeki kadının topuğu düşmüş
gelinlikten kalma bir ayakkabısı ya var ya da yok
sırtında iki kat örgü hırka biri illa ki ya al ya da mor
karda kışta çıkma sen de sokağa
ne işin var
otur evinde
senede iki bayram misafirliğe götürecek diye kocan
sana da kaz tüyü mont alacak değil ya